Gökbilimciler, dünyanın en güçlü güneş teleskobunu kullanarak Güneş'in görünür yüzeyinin şimdiye kadar kaydedilen en ayrıntılı görüntülerini elde etmeyi başardı. Elde edilen veriler, yıldızımızın aşırı ısınmış gaz katmanlarında Vincent van Gogh'un 1889 tarihli "Yıldızlı Gece" tablosunu andıran büyüleyici burgulu ve girdap benzeri yapıların varlığını ortaya koydu.
Yüksek çözünürlüklü gözlem
Araştırmacılar, ABD Ulusal Bilim Vakfı tarafından Hawaii'de işletilen Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu yardımıyla yaklaşık 1,4 milyon kilometre çapındaki Güneş'in yalnızca 100 kilometre derinliğindeki ince fotosfer tabakasını görüntüledi. Durağan kareler ve hızlandırılmış video kayıtları, sürekli biçimde büyüyüp dönüşen sıcak plazma girdaplarını net şekilde belgeledi.
Tespit edilen girdapların çapı, yaklaşık 19 kilometreden 170 kilometreye kadar değişiyor. İnsan ölçeğinde devasa olan bu yapılar, bir yıldız yüzeyi için oldukça küçük kabul ediliyor.
Kelvin-Helmholtz kararsızlığı ilk kez doğrulandı
Kıvrımlı ve dairesel biçimler rastgele oluşumlar değil; aksine yıldız yüzeyinde Kelvin-Helmholtz kararsızlığı (KHI) olarak bilinen fiziksel olgunun ilk kez doğrudan gözlemlenmesi anlamına geliyor. 19. yüzyılda tanımlanan bu olgu, farklı hızlarda hareket eden iki paralel akışkan ya da gaz akıntısının etkileşime girmesiyle meydana geliyor.
Çalışmanın eş başyazarı Friedrich Wöger, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Ara yüzey kararsız hale gelebilir ve rüzgarlı havalarda bir gölde ya da okyanusta oluşan dalgalara benzer şekilde, boyutları ayrışana kadar büyüyen dalga benzeri girdaplar geliştirebilir" ifadelerini kullandı. Wöger, söz konusu bulutların Dünya atmosferinde nadir görülmekle birlikte bilinen bir meteorolojik olay olduğunu, Jüpiter ve Satürn'ün atmosferlerinde de benzer yapıların gözlendiğini hatırlattı.
Manyetik alan içinde 5 bin 540 derece
Wöger, Güneş'teki olayı Dünya'dakilerden ayıran temel farkı şöyle açıkladı:
"Burada etkileşime giren iki akışkan, yaklaşık 5 bin 540 santigrat derece sıcaklıktaki plazma. Ayrıca bu akışkanlar, kararsızlığın oluşması için uygun koşulları hazırlayan güçlü bir manyetik alan içinde hareket ediyor."
Çalışmanın bir diğer eş yazarı David Kuridze ise güneş patlamalarının tetiklenme mekanizmasının modern güneş fiziğinin en temel çözülmemiş sorularından biri olduğunu vurguladı.
Dünya için kritik önem taşıyor
Yapılan gözlemler yalnızca akademik açıdan değil, pratik açıdan da büyük önem taşıyor. KHI olgusu, uydu sistemleri, GPS navigasyonu, elektrik şebekeleri ve küresel iletişim altyapısını doğrudan etkileyebilen güneş patlamalarının ve yüzey aktivitelerinin daha iyi anlaşılmasına kapı aralıyor. Aynı zamanda Güneş'in dış atmosferinin neden bu denli ısındığı ve manyetik enerjinin yıldız yüzeyinde nasıl birikip hareket ettiği sorularına da yanıt sunabilir.
Wöger, keşfi "gerçek bir oyun değiştirici" olarak nitelendirerek bulguların Güneş'in atmosferine enerji taşıma mekanizmalarını anlamak için yeni bir çerçeve oluşturduğunu söyledi. Çalışma, saygın bilim dergisi Nature'da yayımlandı.
Akıllı telefonlar bizi dinliyor mu? Uzmanlar gerçek tehlikeyi açıkladı
TEKNOFEST Mavi Vatan kapılarını açtı: 37 farklı donanma platformu ziyaretçilerle buluşuyor
Çin'de robot trafik polisleri sahneye çıktı: Kask takmayan sürücüleri yapay zeka destekli makineler uyarıyor
Pekin'de robotlar sahne aldı: Atlet, boksör ve barista bir arada
NASA'nın 22 yıllık uzay gözlemevini kurtarma girişimi çöpe gitti: LINK uydusu yörünge operasyonunu tamamlayamadı
Meta'nın eski mühendisinden mahkemede şok iddia: Çocuk güvenliği bilerek görmezden gelindi