Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ve Pakistan Başbakanı Şerif tarafından Cuma günü Mekke'de imzalanan Mekke Savunma Anlaşması, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Anlaşma, bölgesel güvenlik dengelerini yeniden şekillendirebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor.

Yunanistan'dan dikkat çeken çağrı

Yunanistan merkezli savunma analizi sitesi Pentapostagma, söz konusu anlaşmayla ilgili çarpıcı bir analiz yayımladı. Yazıda, Atina yönetimine doğrudan bir politika önerisi sunularak, Yunanistan'ın 'Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na karşılık Mısır, BAE ve Suudi Arabistan ile benzer bir savunma anlaşmasını derhal imzalaması gerektiği ileri sürüldü.

Analizde, Yunanistan'ın Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemine Patriot bataryalarıyla önemli katkı sağladığı, İran tarafından fırlatılan insansız hava araçları ile füzelerin önlenmesinde etkin rol oynadığı iddia edildi. Ayrıca Yunanistan'ın BAE'ye saldırı helikopterleri gönderdiği ve Mısır ile köklü askeri ilişkilere sahip olduğu vurgulandı.

Orta Doğu için 'sigorta' işlevi görüyor

Hong Kong merkezli South China Morning Post gazetesinde de anlaşmayla ilgili kapsamlı bir analiz kaleme alındı. Değerlendirmede, Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşmasının ABD'nin bölgeden çekilmesine karşı bir 'sigorta' işlevi gördüğü belirtildi.

Uzmanlar, Washington yönetiminin bölgesel güvenliği artık garanti edememesi nedeniyle üç ülkenin İran ile İsrail arasındaki çatışmanın Orta Doğu'yu altüst etmesini engellemeyi amaçladığını kaydetti. Anlaşmanın, ABD'nin olası geri çekilmesinin yaratacağı boşluğu dolduracak yapısal bir mekanizma oluşturduğu ifade edildi.

Katar ve Kuveyt de katılabilir

Analistler, Türkiye ile halihazırda bir savunma anlaşması bulunan Katar'ı pakta katılması muhtemel ülkelerin başında gösterdi. Temmuz ayında Pakistan'la genişletilmiş savunma işbirliği anlaşmasını onaylayan Kuveyt de potansiyel imzacılar arasında değerlendirildi.

Yeni bir jeopolitik çekim merkezi mi?

Analize göre Mekke Anlaşması, zaman içinde Orta Doğu'da üçüncü bir jeopolitik çekim merkezi haline gelebilir. Üç ülkenin 'olağanüstü derecede birbirini tamamlayan ihtiyaçlara' sahip olduğu belirtilerek, bunlar şöyle sıralandı:

  • Suudi Arabistan: Artan askeri derinlik arayışı
  • Türkiye: Savunma sanayisini daha fazla büyütme hedefi
  • Pakistan: Yatırım ve ekonomik kaynak ihtiyacı

Bu üçlü yapının, bölgesel istikrarın sağlanması ve ortak tehditlere karşı kolektif bir savunma mekanizması oluşturulması açısından kritik bir rol üstleneceği öngörülüyor.