Yunanistan kamuoyunda Türkiye merkezli diplomatik gelişmeler yakından takip edilirken, Atina basını 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı masaya yatırdı. Ülkenin önde gelen yayın organlarından To Vima, üç ülkenin ortak savunma mutabakatının Ankara'ya kritik stratejik avantajlar sağladığını öne sürdü.
Üç ülkenin ortak gücü
To Vima'nın analizinde, anlaşmanın taraflarına sunduğu kazanımlar tek tek sıralandı. Buna göre Suudi Arabistan, Körfez bölgesinin ekonomi ve enerji merkezi konumunda bulunuyor. Pakistan, düzenli ve güçlü bir ordu yapısının yanı sıra nükleer silah kapasitesiyle öne çıkıyor. Türkiye ise son yıllarda savunma sanayisinde kaydettiği büyük atılımla dikkat çekiyor.
Gazete, her üç ülkenin de ABD ile yakın ilişkilere sahip olduğunu vurgulayarak şu yorumu yaptı: "Türkiye'nin bu birliktelikte yer alması, Orta Doğu'daki konumunu güçlendiriyor ve İran Körfezi'ndeki etkin aktörlerle ilişkilerinin ne kadar derinleştiğini gözler önüne seriyor."
Türkiye bölgesel güce dönüşüyor
Haberde, anlaşmanın Türkiye'nin bölgesel güç olma stratejisini pekiştirdiği ve Ankara'nın artık yalnızca kendi sınırları çevresindeki gelişmeleri izlemekle kalmayıp, yüzlerce kilometre ötedeki süreçleri de şekillendirebilecek bir konuma ulaştığı ifade edildi.
Atina'nın iki büyük endişesi
Yunanistan'ın bir diğer etkili gazetesi Kathimerini ise anlaşmanın Atina için yarattığı tehditlere odaklandı. Haberde, mutabakatın Orta Doğu'daki güvenlik mimarisinin temel prensiplerini değiştirdiği belirtildi. Yunanistan'ın birinci endişesinin Türkiye'nin konumunu güçlendirmesi, ikinci endişesinin ise Mısır'ın da anlaşmaya katılma ihtimali olduğu kaydedildi.
Anlaşmanın bir anda ortaya çıkmadığı, yaz aylarında Türkiye'nin bölgede attığı diplomatik adımların doğal bir sonucu olduğu vurgulandı. Ayrıca Türkiye ile Suudi Arabistan'ın savunma sanayisi alanında ortak üretime geçebileceği değerlendirmesine de yer verildi.
IMEC projesi tehlikede
Kathimerini, anlaşmanın Yunanistan için bir diğer dezavantajını ise Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) planlarının iptal edilme riski olarak gösterdi. Gazeteye göre, Türkiye'nin Batı ile açık diyalog kanallarına ve dinamik bir savunma sanayisine sahip olması, Suudi Arabistan'ın enerji rezervleriyle Müslüman dünyasındaki ağırlığı ve Pakistan'ın nükleer kapasitesi bir arada değerlendirildiğinde, bu ittifakın rasyonel bir tercih olduğu sonucuna varılıyor.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın detayları
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de düzenlenen zirvede Ortak Savunma Anlaşması'na imza atmıştı. Herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıyor.
Mutabakat, üç devletten herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının hepsine yönelik sayılacağını öngörerek kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi hedefliyor. Tarafların birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmesi de anlaşmanın temel unsurları arasında yer alıyor.
Netanyahu'nun 'Türkiye kartı' seçim sarmalında: Anketler köşeye sıkıştırdı, gerilim tırmandı