Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suudi Arabistan'a gerçekleştirdiği günübirlik çalışma ziyareti kapsamında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirecek tarihi nitelikte "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" imzalandı. Bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik süreçlerin ürünü olan anlaşma, üç ülkenin savunma kapasitelerini birleştirmeyi ve küresel barışa katkı sağlamayı amaçlıyor.
TBMM Genel Kurulu'nda Gündeme Geldi
Üç ülkenin imzasını taşıyan ve bir tarafa yönelik silahlı saldırının tamamına yapılmış sayılmasını öngören anlaşma, TBMM Genel Kurulu'nda tartışma konusu oldu. Bazı milletvekilleri rahatsızlıklarını dile getirirken kısa süreli tansiyon yükseldi.
Emir: 'Kurumsal Akıl Çöküyor'
Anlaşmanın Cumhurbaşkanı'nın katılımıyla "stratejik deha" olarak takdim edilmeye çalışıldığını savunan YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, söz konusu anlaşmanın kurumsal aklın çökmesi anlamına geldiğini iddia etti. Emir ayrıca Suudi Arabistan'ın İsrail-İran çatışmasında İsrail'e kalkan olduğunu söyledi.
Anlaşmanın Anayasa ihlali olduğunu belirten Yeni Partili Emir, kürsüden şu ifadeleri kullandı:
"Sıcak para uğruna Türkiye'yi Körfez'in askeri taşeronu, Mehmetçik'i ise başkalarının savaşının kalkanı yapmanıza izin vermeyeceğiz. 'Mekke Anlaşması' adı altında Anayasa'yı çiğneyerek Gazi Meclis'ten kaçırdığınız o metin, milli güvenliğimize kurulmuş bir tuzaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin savaş ve barış kararı Saray'ın kapalı kapıları ardında değil, TBMM'de verilir. Yüreğiniz yetiyorsa o metni derhal Meclis'e getirin!"
'Herhangi Bir İşe Yaramayacak'
Anlaşmanın Türkiye'ye bir fayda sağlamayacağını ileri süren Emir, "Bütün bunlar ortadayken böylesine bölgesel çatışmaları Türkiye'nin bir şekilde tarafı yapacak ve aslına bakarsanız Suudi Arabistan'dan sıcak para bulmak dışında herhangi bir işe yaramayacak ve Türkiye'yi maalesef bu ülkelerin paralı muhafızına dönüştürecek bir anlaşmayı bizim kabul etmemiz mümkün değildir." dedi.
'Bölgesel Riskleri Üstlenmemize Gerek Yok'
Anlaşmada açıkça belirtilmesine rağmen Türkiye'nin İran'a karşı kurulan çevreleme operasyonunun ana aktörü konumuna geldiğini vurgulayan Emir, şöyle konuştu:
"Bölgesel riskleri üstlenmemizin hiçbir gereği yoktur ve bu maceracı, kişiselleşmiş ve tek kişinin bireysel diplomasisi üzerinden, lider diplomasisi üzerinden pazarladıkları böylesine maceralara ülkemizi sokmaya hakları yoktur. Biz de yüce Meclis'imiz de bu anlaşmayı bekliyoruz ve buradan Türkiye Cumhuriyeti'nin niye böylesine riskleri üstlendiğini açık bir şekilde anlatılmasını talep edeceğiz."
Muhittin Böcek'in İmamoğlu iddiası baz raporuyla doğrulandı: Otelde 15 milyon euroluk adaylık pazarlığı
DEM Parti'den Öcalan açıklaması: Yeni süreç resmen başlıyor
Öcalan'dan Özel'e 'İmralı' mesajı: 'Demokrasinin yolu Silivri'den değil, buradan geçer'
AKP'li Kiler'in ağabeyi rüşvet iddialarını kesin dille reddetti
Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Günel, CHP'den istifa etti: 'Baba ocağında siyaset yapma olanağı kalmamıştır'
Kılıçdaroğlu'na arabuluculuk teklifi: Şehit annesinden sert yanıt