Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde yaşanan mali tablo, Melih Gökçek'in 25 yıllık belediye başkanlığı döneminden devralınan ağır borç yükünün artık büyük ölçüde aşıldığını ortaya koydu. Mansur Yavaş yönetimindeki yeni dönemde uygulanan tasarruf odaklı politikalar ve şeffaf yönetim anlayışı, kurumun mali sağlığını gözle görülür biçimde iyileştirdi.

Devralınan borç tablosu

Gökçek döneminden Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne devredilen borç stoku, kamuoyunun gündeminde uzun süre tartışılmıştı. Belediyenin mali kaynaklarının büyük bölümü geçmiş dönem taahhütleri ve borç ödemelerine ayrılırken, şehirde kalıcı yatırımların hayata geçirilmesi güçleşmişti. Yavaş yönetimi, göreve gelmesinin ardından mali yapıyı köklü bir analize tabi tutarak borç envanterini tek tek ortaya çıkardı.

Tasarruf ve şeffaflık dönemi

Yeni yönetimin uygulamaya koyduğu israftan kaçınma ilkesi, belediyenin gider kalemlerinde ciddi düşüş sağladı. Gereksiz harcamaların kesilmesi, araç ve personel kullanımında optimizasyona gidilmesi ile kamu kaynakları çok daha verimli kullanılmaya başlandı. Yavaş, her kuruşun hesabını halka açık biçimde paylaşarak şeffaflıkta yeni bir standart oluşturdu.

Şehre yatırım dönüşü

Borç yükünün hafifletilmesiyle birlikte Ankara Büyükşehir Belediyesi, uzun yıllar sonra yeniden kentin altyapısına, ulaşımına ve sosyal projelerine kaynak ayırabilir hale geldi. Hemşehri bütçesi, gezici ekipler, ücretsiz ulaşım uygulamaları ve kentsel dönüşüm çalışmaları bu dönemde hayata geçen önemli projeler arasında yer aldı.

Uzmanlar, Yavaş'ın mali disiplini sayesinde Ankara'nın borçlanma ihtiyacının azaldığını ve belediyenin öz kaynaklarıyla yatırım yapabilir konuma geldiğini belirtiyor. Gökçek döneminden kalan enkazın büyük ölçüde temizlenmesi, başkentin geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlemesinin önünü açtı.