Yıllardır siyasi kutuplaşmayla bölünen Venezuela'da hükümet ile muhalefet kanatları arasında nadir görülen bir uzlaşıya imza atıldı. ABD'nin arabuluculuğunda iki hafta süren müzakerelerin ardından taraflar, 2018 yılından bu yana İngiltere Merkez Bankası'nın kasalarında tutulan 31 tonluk altın rezervinin geri alınması için birlikte hareket etme kararı aldı.
Depremin Gölgesinde Tarihi Anlaşma
Söz konusu altınların piyasa değeri yaklaşık 4 milyar doları buluyor. Birleşik Krallık, 2018'de Venezuela hükümetini resmen tanımayı durdurmuş ve bu adım, fiilen altın varlıklarına erişimi bloke etmişti. Her iki heyetin çarşamba günü yayımladığı ortak açıklamaya göre, kaynakların serbest bırakılması 24 Haziran depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmaları için hayati önem taşıyor. Resmi bilançolara göre depremlerde 6 binden fazla kişi hayatını kaybetti.
Şeffaflık ve Denetim Mekanizmaları
2015 Ulusal Meclis delegasyonunun diyalog masası üyesi milletvekili Ramón López, varlıkların serbest bırakılmasının "gerekli tüm planlama ve kontrol mekanizmalarına" bağlı olacağını belirtti. López, kaynakların ABD Hazine Bakanlığı'nın hesaplarına yatırılacağını, uluslararası şirketlerce yapılacak denetimlere tabi tutulacağını ve ödemelerin serbest bırakılmasının bu şarta bağlı olduğunu ifade etti. Planda etkilenen bölgelerde konut, sağlık merkezleri ve okulların inşasına öncelik verilecek.
Anlaşmanın altının serbest bırakılması ile Yüksek Adalet Mahkemesi'nin reformu arasında bir takas anlamına gelmediğini vurgulayan yetkili, yargı erkinin ve seçim otoritelerinin güçlendirilmesinin de teknik masalarda ele alındığını kaydetti.
Kriz ve Doğal Afetin Vurduğu Ekonomi
Yılların kötü yönetimi, yolsuzluk ve ABD yaptırımlarıyla yıpranan Venezuela ekonomisi depremlerin etkisini ağır biçimde hissetmeye devam ediyor. Ülkenin merkez bankası, felaketin ardından aylık enflasyonun temmuzda yüzde 19,9'a, haziranda ise yüzde 13,8'e yükseldiğini açıkladı. Ekonomistlerin tahminlerine göre yıllık enflasyon yüzde 575 civarında seyrediyor.
Öte yandan Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez, geçen ay Kral Charles'a bir mektup yazarak Threadneedle Street'te tutulan altının serbest bırakılmasını bizzat talep etmişti.
"Hükümet Tarafından Çalınmasına" Karşı Önlem
Muhalefet kanadından bir kaynak, Financial Times'a yaptığı açıklamada, fonların "hükümet tarafından çalınmasına" engel olmak için şeffaflık mekanizmaları kurulacağını söyledi. Kaynak, "kimsenin saf olmadığını" kabul ederek geçici yürütmenin niteliğine ilişkin endişelerin giderileceğini savundu.
Londra'dan Dikkatli Açıklama
Britanya Dışişleri Bakanlığı, İngiltere hükümetinin altının kontrolünü kimin üstleneceğine ilişkin davada taraf olmadığını vurguladı. Bakanlık, desteğini "Venezuela'da halkın iradesini yansıtacak demokratik bir güç geçişine" sunduğunu yineledi. İngiltere Merkez Bankası ise külçeleri serbest bırakmadan önce hukuki bir karar beklediğini bildirerek açıklama yapmayı reddetti.
Müzakerelerin Arka Planı
Görüşmeler, ABD'nin Venezuela'ya yönelik bazı yaptırımları askıya aldığı ve Nicolás Maduro'nun halefi olarak gösterilen Rodríguez'in yabancı yatırımları çekmek için yoğun çaba harcadığı bir dönemde yürütülüyor. Diyalog masalarına katılmayan muhalif lider ve Nobel Barış Ödülü sahibi María Corina Machado ise geçen yılın sonundan bu yana Washington'da yaşıyor; depremlerin ardından Venezuela'ya dönmesine izin verilmiyor.
Süreç hem muhalefet içinde hem de iktidarın en sert kanatları arasında ayrışmalara yol açtı. Maduro'nun yakalanmasının ardından Venezuela, uluslararası fonlara kademeli olarak yeniden erişim sağlamaya başladı; IMF'den temmuz ayında serbest bırakılan 350 milyon dolarlık dilim de bunlar arasında yer aldı.
Trump'ın Son Görüntüsü Endişe Yarattı: Makyajla Bile Gizleyemediği Belirginleşti
Avrupa ülkesinde yürürlüğe giren yasa, belirli koşullarda ölümü hukuki hale getirdi
Kuzey Kore'den yeni füze denemesi: Japon Denizi'ne doğru ateşlendi
Milli Savunma Bakanlığı'ndan İsrail'e sert çağrı: 'Pervasız saldırılar derhal son bulmalı'