Vatandaşlar, ekonomik krizin gölgesinde devletle aralarındaki bağın giderek zayıfladığını ve 'Devlet Baba' olarak niteledikleri yapının kendilerini artık bir 'üvey evlat' gibi gördüğünü dile getiriyor. Son dönemde artan vergi yükü, hayat pahalılığı ve alım gücündeki erime, toplumun geniş kesimlerinde devlete karşı ciddi bir memnuniyetsizlik oluşturdu.

Vergi yükü vatandaşın omzunda

Ekonomistlerin raporlarına göre, Türkiye'de dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı giderek artıyor. Bu durum, sabit ve düşük gelirli vatandaşların üzerindeki yükü ağırlaştırıyor. Akaryakıt, gıda ve temel tüketim ürünlerine gelen zamlar, dar gelirli aileleri zor durumda bırakıyor.

Birçok vatandaş, 'Devlet Baba' ifadesinin artık sadece bir nostaljik söylem olduğunu, pratikte ise kendilerinin her fırsatta cezalandırılan bir 'üvey evlat' konumuna düşürüldüğünü ifade ediyor.

Alım gücü eriyor, destek yetersiz

Enflasyon karşısında ezilen vatandaş, maaş artışlarının ve sosyal yardımların yetersiz kaldığını vurguluyor. Asgari ücretliler, emekliler ve kamu çalışanları, yaşam standartlarının her geçen gün düştüğünü belirtiyor.

Ekonomistler, devletin sosyal politika uygulamalarında daha kapsayıcı ve adil bir yaklaşım benimsemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Aksi halde vatandaşın devlete olan güveninin daha da aşınacağı ve toplumsal huzursuzluğun artacağı uyarısında bulunuluyor.

Çözüm bekleyen talepler

Vatandaşların birinci öncelikli talebi, alım gücünün korunması ve vergi adaletinin sağlanması. Ayrıca temel ihtiyaç maddelerindeki KDV oranlarının düşürülmesi, asgari ücretin enflasyonun üzerinde artırılması ve sosyal yardımların kapsamının genişletilmesi, sıklıkla dile getirilen beklentiler arasında yer alıyor.

Yetkililerin bu taleplere kayıtsız kalmaması gerektiğini belirten uzmanlar, 'Devlet Baba' kavramının yeniden anlam kazanması için vatandaşın yanında olunması gerektiğini söylüyor.