2002 yılında savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım ve saldırı suçlarını soruşturmak amacıyla kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) tarihi bir sürece tanıklık edildi. Kuruluşundan bu yana ilk kez bir başsavcı, görevden alınma kararıyla karşı karşıya kaldı.

Taraf Devletler Meclisi'nde tarihi oylama

UCM Taraf Devletler Meclisi tarafından yapılan resmi açıklamada, hakkında cinsel taciz soruşturması yürütülen Başsavcı Kerim Han'ın "ciddi suistimal ve görev ihlali" gerekçesiyle azledildiği duyuruldu. New York'taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde düzenlenen özel oturumda 125 üye ülkeden 110'unun katılımıyla gerçekleştirilen oylamada, karar 82 ülkenin lehte oyuyla mutlak çoğunluk sağlanarak kabul edildi. Oy birliği sağlanamayan süreçte 13 ülke karara karşı çıkarken, 15 ülke çekimser kaldı.

Mahkemeden 'kesintisiz adalet' mesajı

Kararın ardından UCM'den yapılan resmi açıklamada, süreçten etkilenen bireylerin mahremiyetine saygı gösterilmesi gerektiği bir kez daha vurgulandı. Açıklamada ayrıca Savcılık Ofisi'nin yönetiminin başsavcı yardımcıları tarafından sürdürüleceği belirtilerek, mahkemenin adalet sağlama misyonuna kesintisiz şekilde devam ettiği kaydedildi.

Ne olmuştu?

UCM Başsavcısı Kerim Han, Mayıs 2024'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri talebinde bulunmasının ardından dikkatleri üzerine çekmişti. Bu süreçte mahkemede yardımcılık görevi yürüten ve kamuoyunda "Sarah" adıyla bilinen bir kişinin cinsel taciz suçlamalarına maruz kalan Han, iddiaları kesin bir dille reddetmişti. Mayıs 2025'te gönüllü olarak izne ayrılan başsavcı, 8 Haziran'da resmi olarak görevden uzaklaştırılmıştı.

Han'ın avukatları süreç boyunca, iddiaların somut kanıtlarla desteklenmediğini ve yürütülen usulün hukuka aykırı olduğunu savunarak müvekkillerinin haklarını korumaya çalışmıştı. Ancak yapılan oylama, UCM'nin kuruluşundan bu yana en ağır yaptırım kararı olarak kayıtlara geçti.