Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan'a gerçekleştirdiği günübirlik çalışma ziyareti, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni bir sayfa açtı. Erdoğan, Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı'na iniş yaptıktan sonra kara yoluyla Mekke'ye geçerek Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldi.

Tarihi üçlü savunma paktı imzalandı

Görüşmede ortak eğitim, savunma sanayisi iş birliği, istihbarat paylaşımı, siber güvenlik ve terörle mücadele başlıklarını kapsayan kapsamlı bir anlaşmaya imza atıldı. Türkiye'nin öncülüğünde hayata geçirilen bu ittifak, asırlara dayanan kardeşlik bağlarını modern bir güvenlik şemsiyesi altında birleştirmeyi amaçlıyor.

Uluslararası basın 'İslami NATO' dedi

Üç kardeş ülkenin savunma alanındaki ortaklığı küresel arenada geniş yankı uyandırdı. Dünya basınında birçok saygın medya kuruluşu, anlaşmayı 'İslami NATO ittifakı' olarak nitelendirdi. Bölgesel sorunlara dış güçlerin müdahalesi olmadan, tamamen yerli imkanlarla çözüm üretme iradesini ortaya koyan 'Mekke Anlaşması', küresel güç merkezlerinde mevcut dengeleri sarstı.

Muhalefet cephesinden algı operasyonu

Türkiye'nin diplomatik zaferi dış dünyada takdirle karşılanırken, içerideki bazı isimlerin sergilediği tavır dikkat çekti. Eski İYİ Parti milletvekili ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Ahmet Erozan, anlaşmayı sosyal medya hesabı üzerinden hedef aldı.

Geçmişte 104 amiralin darbe bildirisine destek veren, vesayet odaklarıyla yakın teması bilinen ve sık sık ABD derin devlet yapılanmasıyla bağlantı kurmaya çalıştığı ifade edilen Erozan'ın paylaşımı kamuoyunda büyük tepki topladı. Erozan, 'Washington'un aklıyla yola çıkıldığı' yönündeki mesnetsiz iddialarıyla anlaşmayı itibarsızlaştırmaya çalıştı.

Sosyal medyadan sert tepki

Vatandaşlar, Erozan'ın İsrail'e karşı oluşturulan her türlü bölgesel iş birliğinden rahatsızlık duyduğunu belirterek, paylaşımlara tepki gösterdi. Türkiye aleyhine algı oluşturmaya yönelik bu çıkışın, yabancı medya kuruluşlarıyla eş zamanlı olarak yapılması dikkatlerden kaçmadı.

Ankara'nın bağımsız dış politika vizyonu kapsamında imzalanan savunma paktının, Türkiye'nin küresel bir oyun kurucu olarak konumunu daha da güçlendirdiği değerlendiriliyor.