Orta Doğu'da dengeleri değiştirebilecek bir stratejik ortaklık hızla şekilleniyor. İngiliz The National gazetesinin kaleme aldığı kapsamlı analiz, yıllarca süren diplomatik gerilimin ardından Türkiye ile Mısır arasında yeniden kurulan ilişkilerin bölgenin en dikkat çekici askeri ve savunma iş birliklerinden birine dönüştüğünü ortaya koydu.

On Yıllık Gerginlik Sona Erdi

On yılı aşkın bir süredir gergin seyreden ikili ilişkiler, yaklaşık üç yıl önce başlayan normalleşme sürecinin ardından tam diplomatik bağlara kavuştu. O tarihten bu yana iki ülkenin liderleri ve üst düzey yetkilileri sık sık bir araya gelirken, yapılan görüşmelerin ardından ilişkilerin stratejik boyutunu ve ortaklığın kalıcılığını vurgulayan açıklamalar dikkat çekiyor.

İsrail'in 'Bariyer' Endişesi

Analizde en öne çıkan başlık ise İsrail'in tutumu oldu. Bölgenin en büyük iki gücü arasındaki yakınlaşmanın Tel Aviv'de tedirginlikle takip edildiği belirtildi. Mısırlı strateji ve askeri analiz uzmanı Samir Ragheb, durumu çarpıcı bir benzetmeyle değerlendirdi: "İki ülke, İsrail'in bölgenin bazı kesimlerindeki nüfuzunu genişletmesini engelleyen bir bariyer oluşturuyor."

Ortak Tatbikatlar Yoğunlaştı

Askeri alandaki iş birliğinin en somut göstergesi ise düzenlenen ortak tatbikatlar oldu. "Anadolu Yıldızı" ve "Dostluk Denizi" kod adlı tatbikatlarda iki ülkenin deniz kuvvetleri, özel kuvvetler ve hava kuvvetleri birlikte görev yaptı. Bu tatbikatların sıklığı ve kapsamı her geçen dönem artıyor.

Savunma Sanayiinde Karşılıklı Koordinasyon

Haberde savunma sanayiindeki koordinasyonun da derinleştiğine dikkat çekildi. Buna göre Mısır, Türk insansız hava aracı (İHA) teknolojisini tedarik ederken, Türkiye de Mısır'ın zırhlı araç ve hava savunma sistemlerinden yararlanıyor. İki ülke, yerli savunma ürünlerinin Afrika ve Arap dünyasına ihracatını da birbirleriyle rekabet etmeyecek şekilde koordine ediyor.

Kahire'nin Ankara'ya Verdiği Sinyal

Analizde özellikle bir detay öne çıktı: Mısır Savunma Bakanı Orgeneral Eşref Salim Zaher, 13 Temmuz'da Ankara'ya kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretin, Zaher'in şubat ayında göreve gelmesinden bu yana yaptığı ilk yurt dışı temas olması, Kahire'nin Türkiye ile askeri bağları güçlendirmeye ne kadar büyük önem verdiğinin açık bir göstergesi olarak yorumlandı.

'Gerçek Anlamda Hayati Bir İlişki'

Samir Ragheb, Türkiye-Mısır ortaklığını "gerçek anlamda hayati ve stratejik olarak nitelendirilebilecek örnek bir ilişki" sözleriyle tanımladı. Türkiye ve Mısır'ın hızla gelişen askeri kapasitesinin, İsrail'deki aşırı sağcı siyasetçiler tarafından geleceğe yönelik bir tehdit olarak algılandığına dikkat çekilen analizde, bölgesel güç dengesinin önümüzdeki dönemde köklü bir dönüşüme girebileceği vurgulandı.