Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), 25 yılı aşkın bir süredir zorunlu deprem sigortalılık oranını yukarı çekmek amacıyla kapsamlı çalışmalar yürütüyor. Ancak elde edilen veriler, bu çabaların henüz yeterli düzeyde karşılık bulmadığını ortaya koyuyor.

Konutların Yarısı Sigortasız

Türkiye genelindeki yaklaşık 25 milyon konutun neredeyse yarısında Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) bulunmuyor. Deprem kuşağı üzerinde yer alan ve aktif fay hatlarına sahip birçok bölgenin barındırdığı yapı stokunun büyük bölümü, olası bir deprem felaketine karşı güvence altına alınmamış durumda.

Sektör Temsilcileri Uyarıyor

Sigorta sektörü yetkilileri, özellikle 1. ve 2. derece deprem bölgelerinde yer alan konutlarda sigortasızlık oranının daha da yüksek seyrettiğini belirtiyor. Yetkililer, vatandaşların olası bir deprem sonrasında uğrayacakları maddi kayıpların boyutlarını göz ardı etmemesi gerektiğini vurgulayarak, DASK poliçelerinin yaygınlaştırılması için daha etkin politikalar uygulanması çağrısında bulunuyor.

Depreme Hazırlık Şart

Yaşanan büyük deprem felaketlerinin ardından hem yapı güvenliği hem de finansal güvence açısından zorunlu hale getirilen DASK, en temel koruma araçlarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak ülkedeki sigortasız konut oranının yüksekliği, ilerleyen dönemde olası afetler karşısında ciddi sorunlara yol açabileceği değerlendiriliyor.

Çözüm İçin Yeni Adımlar Bekleniyor

DASK yetkilileri, sigortalılık oranını artırmaya yönelik farkındalık kampanyaları ve teşvik mekanizmaları üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle tapu işlemleri ve konut kredisi süreçlerinde DASK poliçesinin zorunlu hale getirilmesinin, sigortasız konut sayısını önemli ölçüde azaltacağı öngörülüyor.