Türkiye genelinde inşa edilen onlarca baraj, ekonomik ömrünü tamamlaması, bakım maliyetlerinin astronomik seviyelere ulaşması ve çevresel kaygılar nedeniyle yıkım sürecine alındı. Yetkililer, özellikle düşük enerji üretim kapasitesine sahip küçük ölçekli barajların söküm kararının ardından çalışmalara başlandığını bildirdi.

Konuyla ilgili açıklama yapan sektör temsilcileri, son yıllarda artan inşaat ve işletme giderlerinin birçok barajı kârsız hale getirdiğini vurguladı. Baraj yıkımının arkasında yalnızca ekonomik kaygılar değil, aynı zamanda ekosistem dengesinin korunması ve akarsu habitatlarının yeniden canlandırılması gibi çevresel gerekçeler de bulunuyor.

Enerji sektörü analistleri, verimsiz barajların yıkılmasının uzun vadede kamu kaynakları üzerindeki yükü hafifleteceğini belirtti. Öte yandan, yıkım süreçlerinin kendine özgü maliyetleri beraberinde getirdiği, bu nedenle her baraj için ayrı bir fizibilite raporu hazırlandığı ifade edildi.

Ekonomiye etkisi ne olacak?

Uzmanlar, yıkım kararı alınan barajların yerine güneş ve rüzgâr enerjisi tesislerinin kurulabileceğine dikkat çekti. Yenilenebilir enerji yatırımlarının hem daha düşük işletme maliyetine sahip olduğu hem de uluslararası yatırımcılar açısından cazip bir alan oluşturduğu kaydedildi.

Çevre mühendisleri ise yıkım süreçlerinde su kaynaklarının korunması, balık popülasyonunun yeniden oluşturulması ve bölgedeki biyoçeşitliliğin artırılması için kapsamlı planlamalar yapılması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde ekosistem açısından telafi edilemez sonuçlar doğabileceği uyarısında bulunuldu.

Önümüzdeki dönemde baraj yıkım projelerinin artarak devam etmesi, Türkiye'nin enerji politikası ve çevre stratejileri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.