ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD ile Suudi Arabistan arasında imzalanan 123 Anlaşması'nın onay sürecine ilişkin dikkat çeken bir şart öne sürdü. Trump, söz konusu anlaşmanın Suudi Arabistan'ın İbrahim Anlaşmaları'na katılması durumunda geçerli olacağını belirtti.

Malzeme zenginleştirmesi olmayacak

Trump, paylaşımında ABD Enerji Bakanlığı ile Suudi Arabistan arasında yapılan sivil nükleer anlaşma kapsamında uranyum zenginleştirmesi yapılmayacağını vurguladı. Bu uygulamanın İran ve Birleşik Arap Emirlikleri örneklerinde olduğu gibi yalnızca askeri olmayan kullanımlara yönelik olacağı kaydedildi. ABD Başkanı ayrıca ülkesinin sivil nükleer tesislere karşı bir tutum sergilemediğini ifade etti.

Rubio'dan silah garantisi vurgusu

Filipinler'de düzenlenen 59. Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı kapsamında gazetecilere açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Suudi Arabistan'ın ABD'nin stratejik ortağı olduğunu söyledi. Rubio, Suudi Arabistan'a nükleer teknoloji sunan tek ülkenin ABD olmadığını hatırlatarak diğer ülkelerin barışçıl nükleer programlarını ABD ile yürütmeyi tercih ettiğini belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı, "Herhangi bir ülkeyle sivil nükleer enerji konusunda yapacağımız her türlü anlaşmada, bunların hiçbir şekilde silah programına dönüştürülmemesini garanti altına alacak güvenlik önlemleri yer alacaktır" şeklinde konuştu.

123 Anlaşması'nın kapsamı

ABD Enerji Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman Al Suud'un 123 Anlaşması olarak bilinen barışçıl nükleer işbirliği anlaşmasını ve buna eşlik eden ikili güvence anlaşmasını imzaladığı bildirildi.

Açıklamada, iki anlaşmanın nükleer silahların yayılmasının önlenmesi dahil çeşitli stratejik hedefleri destekleyen on yıllara yayılan, milyarlarca dolarlık bir ortaklığın hukuki temelini oluşturduğu belirtildi. Anlaşmanın Amerikan şirketlerine Suudi Arabistan'ın nükleer enerji programına daha geniş erişim sağlayacağı, Suudi Arabistan'ın enerji ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sunacağı ve Amerikan sanayisi ile tedarik zincirlerine de fayda sağlayacağı aktarıldı.

Yetkililer, her iki anlaşmanın nükleer güvenlik standartlarını gözeterek bölgesel istikrarın güçlenmesine ve ABD'nin sivil nükleer teknoloji alanındaki rekabet avantajının pekiştirilmesine hizmet edeceğini kaydetti.