ABD'de yayımlanan yeni bir rapor, Başkan Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde göreve getirdiği "ultra-zengin" hükümet yetkililerinin sayısında benzeri görülmemiş bir artış yaşandığını gözler önüne serdi.

Araştırmaya göre, en az 100 milyon dolar servete sahip yetkililerin sayısı, önceki üç ABD başkanının dönemindeki toplam sayının dört katından fazlasına ulaştı. Bu tablo, Trump yönetiminin atadığı isimlerin mali varlıklarıyla siyasi arenada farklı bir tartışma başlattığını ortaya koyuyor.

Eleştirmenler endişeli: 'Kişisel çıkarlar kamu yararının önüne geçebilir'

Trump'ın ilk döneminde de varlıklı iş insanları ve yatırımcılar kritik pozisyonlara getirilmişti. Ancak ikinci dönemde bu profilin belirgin şekilde yoğunlaştığı, atanan isimlerin büyük çoğunluğunun milyarder ya da çok yüksek net değere sahip bireylerden oluştuğu belirtiliyor.

Eleştirmenler, ultra-zengin yetkililerin vergi politikaları, düzenlemeler ve kamu ihaleleri gibi konularda kişisel çıkarlarını kamu yararının önüne geçirebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle büyük sermaye gruplarıyla bağları bulunan isimlerin federal karar alma süreçlerinde etkisinin artacağından endişe ediliyor.

Tarihsel karşılaştırma

Raporda, önceki başkanların dönemlerinde de varlıklı bireylerin kabinede yer aldığı, ancak hiçbir dönemde bu yoğunluğa ulaşılmadığı vurgulandı. Uzmanlar, durumun ABD siyasi tarihinde yeni bir dönüm noktasına işaret ettiğini ve kamusal görev ile özel servet arasındaki dengenin tartışılması gerektiğini ifade etti.