ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri operasyonu başlatırken kısa sürecek bir zafer, Amerikan gücünün dünyaya yeniden gösterilmesi ve seçimler öncesinde elini güçlendirecek bir zafer hayal ediyordu. Plan şuydu: İran ağır darbe alacak, rejim değişecek, nükleer kapasitesi elinden alınacak ve Tahran müzakere masasına oturacaktı.
Stratejik Hesaplar Altüst Oldu
Ancak beş ayın sonunda tablo tahmin edilenin tam tersi şekilde gelişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun saldırgan politikalarının esiri haline gelen Trump, çıkamadığı savaş bataklığına saplanmış durumda.
İsrail'in tahrikleriyle "Kazanacağız, hem de çok hızlı" söylemiyle İran'la savaşa giren Trump yönetimi, bugün tam bir stratejik hezimetle karşı karşıya. İran'ın asimetrik direnişi karşısında vaat edilen "kısa ve etkili" savaş yanılsaması çökerken, ABD Başkanı girdiği karanlık labirentte çaresizce kaybolmuş halde.
Amerika'nın askeri kapasitesini, ekonomisini ve siyasi dengesini de yıpratan savaş karşısında Trump artık nasıl kazanacağını değil, nasıl bitireceğini düşünüyor. Çünkü savaş uzadıkça cephede yalnızca bombalar patlamıyor; Washington'un stratejik hesapları da birer birer çöküyor.
Mühimmat Stokları Alarm Veriyor
Güç gösterisi peşindeki Trump, ağır saldırılara rağmen savaş öncesinde zaten petrol ticaretine açık olan Hürmüz Boğazı'nı bile yeniden açmayı başaramıyor.
Savaşlar yalnızca uçak, tank ve gemi sayılarıyla değil, üretilebilen hassas mühimmat stokları ve lojistik altyapıyla kazanılıyor. Füze üretimi cephede tüketilen hızın gerisinde kaldığında, dünyanın en büyük ordusu bile stratejik hesaplarını yeniden yapmak zorunda kalıyor.
Pentagon'un derin koridorlarından sızan veriler, askeri kilitlenmenin boyutunu gözler önüne seriyor. Güvenli mesafeden felç etme stratejisinin omurgasını oluşturan ATACMS ve yeni nesil PrSM füzelerinin neredeyse tamamı tüketilmiş durumda. Küresel Tomahawk stoğunun yarısı harcanırken, hava savunmasının kalbi olan Patriot bataryalarının yüzde 65'i, THAAD sistemlerinin ise yüzde 38'i beş ay gibi kısa sürede eridi.
Masa başında füze butonuna basan ve savaş uçağı riskini göze almayan anlayış, bugün Asya-Pasifik'te Çin'e ya da Doğu Avrupa'da Rusya'ya karşı caydırıcılığını hızla yitiren bir ordu bıraktı.
E-posta ile Akıl Arayan Ordu
Dünyanın en büyük savunma bütçesine sahip ülke, ilk kez cephaneliğinin sınırlarını tartışıyor. Bu bile başlı başına tarihi bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
CENTCOM'un çaresizlikten analistlerine gönderdiği "İran'ı cezalandırmak için sıra dışı ve yaratıcı fikirler" içerikli e-posta, Amerikan askeri stratejisinin iflas ettiğinin en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.
ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine'in Kongre'de söylediği "Hava gücünün sınırları vardır" sözü, savaşın geldiği çıkmazı özetliyor. Hava gücünün sınırlarına dayandığı, yerin metrelerce altındaki nükleer tesislerin bombardımanla yok edilemeyeceği gerçeği ortadayken, Trump'ın önündeki tek seçenek kara harekâtı olarak görünüyor.
Ancak 18 Amerikan askerinin tabutla döndüğü bir denklemde kara operasyonuna girişmek, Trump'ın MAGA tabanına verdiği "Sizi asla bitmek bilmeyen aptal yabancı savaşlara göndermeyeceğim" sözünü çöpe atması anlamına gelecek. İran'ın enerji hatlarını vurmak ise Hürmüz Boğazı'nı tamamen kilitlemekle kalmayacak, Tahran'ın misillemesiyle tüm Orta Doğu'yu alevler içinde bırakacak küresel bir kaos fitilini ateşleyecek.
Netanyahu'nun Gölgesindeki Savaş
Tüm bu tablonun arkasındaki asıl mimar ise Netanyahu ve onun saldırgan politikaları. Kendi siyasi geleceğini ve katliamlarını sürdürebilmek için Trump'ı adım adım bu savaşın içine çeken Netanyahu, şimdi de Amerika'nın bu kanlı bataklıktan çıkmasını engelleyecek her türlü baskıyı sürdürüyor.
Trump yönetiminin İran karşısında içine düştüğü çıkmaz, aynı zamanda Washington'un Ortadoğu politikasının da iflasını gözler önüne seriyor. Bir yandan tükenen mühimmat stokları, diğer yandan artan asker kayıpları ve küresel ekonomik baskılar, ABD Başkanı'nı tarihi bir kararın eşiğine getirmiş durumda.
Trump'ın Son Görüntüsü Endişe Yarattı: Makyajla Bile Gizleyemediği Belirginleşti
Avrupa ülkesinde yürürlüğe giren yasa, belirli koşullarda ölümü hukuki hale getirdi
Kuzey Kore'den yeni füze denemesi: Japon Denizi'ne doğru ateşlendi
Milli Savunma Bakanlığı'ndan İsrail'e sert çağrı: 'Pervasız saldırılar derhal son bulmalı'