Trabzon'un Ortahisar ilçesinde yaşayan 2 çocuk babası Ali İhsan Aydın, hem uzağı hem de yakını görememe sorununa çözüm bulmak amacıyla akıllı lens tedavisiyle gözlüğe veda etmek istedi. Yaklaşık 1,5 ay önce kent merkezindeki özel bir göz hastanesinde sol gözüne akıllı mercek takılması için ameliyata alınan Aydın'ın hayatı, operasyon sonrası kabusa döndü.

Ameliyat sonrası dayanılmaz ağrılar başladı

İddiaya göre, operasyonun ardından Aydın'ın sol gözünde şiddetli ağrı meydana geldi. Doktorunun ağrıların normal olduğunu ve geçeceğini söylemesine karşın şikayetleri dinmeyen Aydın, peş peşe hastaneye başvurdu. Yapılan muayenelerde gözünde bir sorun olmadığı belirtildi ancak ağrıları giderek arttı ve gözü kanlanmaya başladı.

Bir süre sonra görme yetisini de kaybeden Aydın, Tıp Fakültesi'ne sevk edildi. Burada yapılan müdahaleyle gözünün arkası temizlendi, ancak mikrop ilerlemesi durdurulamadı. Son çare olarak Ankara'daki bir hastaneye gönderilen Aydın'a burada gözünün alınmasından başka seçenek kalmadığı bildirildi.

"Aşırı bir ihmal var"

Yaşadığı süreci anlatan Ali İhsan Aydın, "Gözlükten kurtulmak ve yaşam kalitemi artırmak istedim. İşlem yapıldıktan sonra gözümde ağrı olmaya başladı. Doktoru aradım, normal bir süreç olduğunu söyledi. Hastaneye gittim, gözüme iğne vurdular. Eve gelince yine ağrım olmaya başlayınca tekrar hastaneye gittim, doktorlar gözümde bir şey olmadığını söylediler. Devlet hastanesinin aciline gittim, 'Gözümde ışık da görüntü de yok' dedim. Beni Tıp Fakültesi'ne sevk ettiler, ameliyata aldılar ve gözümün arkasını temizlediler. Biraz görür gibi oldum ama mikrop ilerlemesi oldu. Dördüncü günde oturduğum esnada gözüm gitti. Beni Ankara'ya gönderdiler, yapacak hiçbir şeyin olmadığını söyleyerek gözümü aldılar" diye konuştu.

Basit bir ultrasonla enfeksiyonun tespit edilebileceğini savunan Aydın, "Aşırı bir ihmal olduğunu düşünüyorum. Doktorum kendime güveniyordu, benim en büyük kaybım o oldu. Normal gören gözüm bile yetisini kaybetmeye başladı. Gözümü kaşımaya korkuyorum. Hastanelerde kaldım, ilaçla ayakta duruyorum. Sabah-akşam psikiyatriye gidiyorum. Ben elektrikçiyim; tornavidayı sıkamıyorum, işimi yapamıyorum. Yaşam kalitem sıfırlandı" ifadelerini kullandı.

Eşinden duygusal açıklamalar

Eşi Aysel Aydın ise yaşadıkları zorlu süreci gözyaşları içinde anlattı. Eşinin her hareketine eşlik etmek zorunda kaldığını belirten Aysel Aydın, "Eşim gözünden oldu. Nereye gidiyorsa ben onunla gitmek zorundayım. Tek başına gidemiyor. Psikolojisi bozuldu, evden dışarı çıkmıyor. Ailecek yıprandık, bittik. Çocuklarımızın da psikolojisi bozuldu. Maddi manevi zor durumdayız. Kapalı göze nasıl mikrop kaptıralım? Adamın gözü gitti, benim hayatım da bitti" dedi.

Hukuki süreç başlatıldı

Avukat Muhammet Can Zal, müvekkilinin yaşadığı mağduriyetin takipçisi olacaklarını söyledi. Zal, "Yalnızca maddi ve manevi tazminat boyutunda değil, sağlık kuruluşlarının tıbbi standartlara uyup uymadığının yargısal denetime tabi tutulmasını istiyoruz. Ali Aydın'ın bu durumundan sorumlu tüm kurum, kuruluş ve şahısların tespiti için elimizden geleni yapacağız" açıklamasında bulundu.

Öte yandan iddialara ilişkin hastane yetkililerinin açıklamasının henüz gelmediği öğrenildi.