Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündeminde yer alan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", bir diğer adıyla "Çerçeve Yasa Teklifi" görüşmeleri sürerken, teklifin maddelerinin yarısı kabul edildi.

İYİ Parti tek başına muhalefet etti

Oylamalarda Cumhur İttifakı üyesi partiler kanunu açıkça desteklerken, Millet İttifakı'ndan DEM Parti de teklif lehine oy kullandı. Yeni Yol grubundan da olumlu mesajlar geldiği ve bu tutumun oylamalara yansıdığı bildirildi. CHP de barışa götürecek ve ülkeyi huzura kavuşturacak adımlara desteğini ilan etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti yöneticilerinin teklife evet oyu vereceğini ancak milletvekillerinin seçildikleri ildeki yaklaşıma göre farklı yönde oy kullanabileceğini açıkladı.

Bu gelişmelerin ardından İYİ Parti, "Terörsüz Türkiye" kanun teklifine karşı çıkan tek parti olarak öne çıktı.

Dervişoğlu'nun 'örtülü af' itirazı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kanun teklifine ilişkin itirazlarını dile getirdi. Dervişoğlu, teklifin hukuki adının "terör örgütü mensuplarına imtiyaz sağlayan bir örtülü af düzenlemesi" olduğunu savundu.

Dervişoğlu'nun itirazı, teklifin 5 ve 6. maddelerinde yer alan 5 ve 10 yıllık erteleme sürelerinin, terör suçu işlenmeden geçirilmesi halinde davanın düşmesine ve cezanın çekilmeden "infaz edilmiş sayılmasına" karar verilmesine yönelikti.

Parti yetkilileri, bu düzenlemenin PKK'nın kendini feshetmesinin ardından örgütün yeniden eylemlere başlaması durumunda, eski cezaların düşürülmesine yol açabileceği endişesini taşıdıklarını ifade etti.

Teorik risk ve devletin müdahale imkânı

PKK'nın 15 yıldan az ceza gerektiren suçları işleyen yaklaşık 3 bin teröristin davalarını ertelettirmesi ve 5 yıl sonra tümüyle düşürülmesi ihtimali teorik olarak değerlendirildi. Ancak 6. yılda PKK'nın yeniden silaha sarılması durumunda dahi devletin eli kolu bağlı olmayacağı, söz konusu kişilerin yeniden eyleme kalkışması halinde etkisiz hale getirilebileceği vurgulandı.

Demirtaş örneği ve 'eski Türkiye' vurgusu

Türkiye'nin terörle mücadelesindeki kararlılığın son dönemdeki örneklerden anlaşılabileceği belirtildi. İYİ Parti'nin de tahliyesini istediği Selahattin Demirtaş'ın cezaevinde tutulduğu bir Türkiye'de terörle mücadeleden şüphe duyulmaması gerektiği ifade edildi.

Artık sadece PKK'ya destek çıkmanın, övgüde bulunmanın veya suçları seyretmenin 20 yılı aşkın cezalarla karşılık bulduğu, Türkiye'nin "eski Türkiye" olmadığı bir kez daha hatırlatıldı. Bu çerçevede, 3 bin teröristin PKK'dan kopması durumunda örgütün ciddi bir güç kaybına uğrayacağı değerlendirildi.