Bölgedeki tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi açısından kritik öneme sahip olan dev göl, uzun yıllar süren kuraklık, yer altı sularının aşırı çekilmesi ve su kaynaklarının plansız kullanımı nedeniyle tamamen kuruyarak haritalardan silindi.

Çevre mühendisleri ve tarım uzmanları, gölün yok olmasının bölge ekonomisinde derin yaralar açacağına dikkat çekti. Yüzlerce çiftçi, sulama imkânlarının ortadan kalkmasıyla üretim yapamaz hale geldi.

Tarımsal üretimde büyük kayıp

Bölgede yetiştirilen buğday, arpa, mısır ve pamuk gibi stratejik ürünlerin ekim alanlarının büyük bölümü, göl sularının çekilmesiyle susuz kaldı. Üreticiler, dron ve uydu görüntülerinin bir zamanlar yemyeşil olan tarım arazilerinin artık çorak topraklara dönüştüğünü gösterdiğini belirtti.

Çiftçi Ahmet Yılmaz, yaptığı açıklamada, "Babamdan devraldığım tarlaları 40 yıldır ekiyorum. Bu yıl ilk kez toprağa tohum bile atamadık. Gölden su gelmeyince kuyularımız da kurudu. Borçlarımızı nasıl ödeyeceğimizi bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.

İklim değişikliği ve yanlış sulama politikaları

Uzmanlar, gölün kurumasının arkasında yalnızca doğal faktörlerin değil, insan kaynaklı hataların da bulunduğunu vurguladı. Yıllardır uygulanan vahşi sulama yöntemleri, kontrolsüz yeraltı suyu çekimi ve sanayi tesislerinin aşırı su tüketimi, gölün ekosisteminin çöküşünü hızlandırdı.

Ziraat Mühendisleri Odası yetkilileri, modern sulama sistemlerine geçişin bir an önce sağlanması gerektiğini aksi takdirde bölgedeki diğer su kaynaklarının da benzer akıbetle karşılaşabileceği uyarısında bulundu.

Ekonomik kriz kapıda

Bölgedeki gölün yok olması, sadece tarımı değil hayvancılığı ve balıkçılığı da olumsuz etkiledi. Gölden geçimini sağlayan yüzlerce aile, gelir kaynağını kaybetmenin endişesini yaşıyor. Yerel ekonomide ciddi bir daralma bekleniyor.

Yetkililer, bölgeye acil destek paketi açıklanması ve uzun vadeli su yönetimi planlarının hayata geçirilmesi gerektiğini bildirdi. Aksi halde bölgeden kentsel göçün hızlanacağı ve gıda güvenliğinin tehlikeye gireceği öngörülüyor.