Süleymancılar cemaatinin lideri olarak bilinen Alihan Kuriş hakkında yürütülen çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında çarpıcı yeni detaylar gün yüzüne çıktı. Örgütün, kamuoyunda 'Glooper' adıyla bilinen ve hiçbir dijital mağazada yer almayan özel bir yazılım aracılığıyla haberleştiği belirlendi.

Gizli uygulama 'Glooper' ortaya çıktı

Edinilen bilgilere göre, örgüt üyeleri arasındaki tüm iletişim üç kademeli doğrulama sistemiyle korunan Glooper uygulaması üzerinden sağlanıyordu. Dışarıdan erişime tamamen kapalı olan bu platformda veri işleme, dosyalama ve şifreli yazışma imkânı bulunuyordu. Uygulama, Apple App Store ve Google Play Store gibi popüler mağazalarda yer almıyor; yalnızca örgüt üyelerinin erişebildiği özel bir ağda faaliyet gösteriyordu.

FETÖ'nün ByLock'uyla benzerlik kuruldu

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada örgütün iletişim yöntemine dikkat çekti. Bakan Çiftçi, "Önceden FETÖ'cüler ByLock uygulamasını kullanıyorlardı. Bu akımın da şu anda kullandığı, örgüt üst yönetiminin kullandığı 'Glooper' diye bir uygulama var. Üst kademe, üç kademeli doğrulama ile uygulamaya girebiliyor" ifadelerini kullandı.

Soruşturma verilerine göre uygulamada yurt, personel, idari ve mali işlere ilişkin hesap kayıtları tutulurken, hocalarla iletişim de şifreli e-postalar aracılığıyla gerçekleştiriliyordu.

Kuriş'in ifadesi: Suçlamaları reddetti

Suç örgütü lideri olmaktan tutuklanan Alihan Kuriş, ifadesinde örgüt kurma, yönetme, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarının tümünü reddetti. Dedesinin varisi ve temsilcisi olduğunu öne süren Kuriş, kimseye emir ya da talimat vermediğini iddia etti. MASAK raporlarındaki milyarlarca liralık para hareketleri ve tanık beyanlarına ilişkin iddiaları da kabul etmeyen Kuriş, örgüt yöneticileri için "sosyal çevrem" ifadesini kullandı. Aylık gelirini 380 bin lira olarak belirten Kuriş, evinde ele geçirilen altın ve paraların bir bölümünün düğünlerde takılan takılar, bir bölümünün ise çocuklarına verilen hediyeler olduğunu ileri sürdü.

32 şirket ve 100 milyar TL'lik para transferi

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, soruşturmanın dini faaliyetlerle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığının altını çizdi. Başsavcılık açıklamasına göre, soruşturma şüpheli mali işlemler üzerinden yürütülüyor. Suç örgütüyle mali ve ticari bağlantıları bulunduğu değerlendirilen 32 şirket tespit edildi. Bu şirketler arasında Armine Giyim, Ayakkabı Dünyası ve Verona Ev Tekstil gibi inşaattan gıdaya, kuyumculuktan denizcilik ve eğitime kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren kuruluşlar yer aldı.

MASAK incelemelerinde, çeşitli yöntemlerle 100 milyar TL'yi aşan tutarın yurt dışına çıkarıldığı tespit edildi. Bakan Çiftçi, Alihan Kuriş'in 2016'da liderliği devralmasıyla örgüt faaliyetlerinin daha gizli yürütülmeye başlandığını söyledi. Ayrıca cemaatin Almanya'nın Köln kentinde 70 milyon dolarlık bir genel merkez inşa ettiği ve faaliyetlerin buraya kaydırılabileceği değerlendirildiği bildirildi.

Kasadan 200 kilo altın çıktı

Soruşturma kapsamında aranan isimler arasında Alihan Kuriş'in firari kardeşi Hilmi Tuna Kuriş de bulunuyor. Çeşitli adreslere düzenlenen operasyonlarda, bir adreste kaynağı belirsiz 200 kilo külçe altın ele geçirildi. Altının piyasa değerinin yaklaşık 1,34 milyar TL olduğu açıklandı.