MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin bir devlet politikası olduğunu ve bu doğrultuda önemli bir aşamaya geçildiğini bildirdi.

Türkgün gazetesine konuşan Bahçeli, TBMM’de kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile sürecin yeni bir döneme girdiğini ifade etti. Kanunun 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesinin, “Terörsüz Türkiye”, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme konusundaki güçlü irade ve kapsamlı mutabakatın göstergesi olduğunu kaydetti.

“Milletimizin çoğunluğu Terörsüz Türkiye’nin yanında”

Bahçeli, milletin büyük bölümünün “Terörsüz Türkiye” hedefine destek verdiğini belirterek, süreç boyunca vatan, millet, bayrak ve kutsal değerler için şehit düşenler ile gazilerin hatıralarına halel getirilmediğini söyledi.

Bu aşamanon, şehit ve gazilerin kutlu mücadeleleri sayesinde mümkün olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türk Silahlı Kuvvetleri ile fedakâr milletin terörle mücadele azim ve iradesinin her aşamada sahiplenildiğini ifade etti. Süreçte gizli bir pazarlık ya da vatandaşların bilgisi dışında bir yol izlenmediğini de savundu.

Provokasyonlara karşı uyardı

Bahçeli, süreci provoke etmek ve kamuoyunda çarpıtmak isteyen iç ve dış kaynaklı odakların bulunabileceğine dikkat çekti. Vatandaşları bu tür kışkırtmalara karşı duyarlı olmaya çağıran MHP lideri, “Süreci karalamak ve çarpıtmak isteyenlere fırsat verilmeyecek” mesajını verdi.

Bahçeli, sürecin sabır, akıl, vatan ve millet sevgisi ile kardeşliğin güçlendirilmesi anlayışıyla yürütüldüğünü belirterek, emperyalizmin taşeronlarının ve içerideki sözcülerinin kışkırtıcı girişimlerine izin verilmeyeceğini söyledi.

Kanunun af düzenlemesi olmadığını vurguladı

Yasal düzenlemenin af niteliği taşımadığını hatırlatan Bahçeli, devam eden soruşturma ve kovuşturmalar ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin tüm hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacağını açıkladı.

Suçun niteliği, mahkûmiyet kararı ve ceza sorumluluğunda herhangi bir değişiklik yapılmayacağını belirten Bahçeli, kanunun ceza adalet sistemi ve infaz hukuku alanında sınırlı ve koşullu bir düzenleme olduğunu ifade etti.