Alman Federal Savcılığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 2022 yılında Baltık Denizi'nde patlatılan Nord Stream boru hattı sabotajı olayının baş şüphelilerinden biri olan Ukrayna vatandaşı Volodymyr Zhuravlyov, Hırvatistan'ın Pula şehrinde düzenlenen operasyonla yakalandı. Profesyonel bir tüplü dalgıç olduğu belirtilen zanlının, söz konusu patlamaları gerçekleştiren ekipte aktif görev aldığından güçlü şüpheler bulunduğu bildirildi.
Avrupa genelinde kırmızı bültenle aranıyordu
Avrupa çapında tutuklama emriyle aranan şüphelinin gözaltına alınması, Almanya'nın uzun süredir peşinde olduğu bir ismin yakalanması açısından büyük önem taşıyor. Federal Savcılık, Zhuravlyov'un en kısa sürede Almanya'ya iade edilmesi için Hırvat makamları nezdinde resmi girişimlerde bulunulduğunu duyurdu.
Rusya'nın enerji gelirini hedef aldılar
Eylül 2022'de gerçekleştirilen ve dört deniz tabanı boru hattından üçünü kullanılamaz hale getiren saldırı, Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'ya yönelik başlattığı topyekün işgalden aylar sonra meydana gelmişti. Olay, Almanya'nın enerji arz güvenliği açısından hayati önem taşıyan bağlantının kopmasına yol açmıştı.
Alman soruşturma birimleri, saldırının arkasında Ukrayna devlet yapısının olası bir yönlendirmesi olabileceğini ileri sürüyor. Savcılara göre sabotajın temel amacı, Rusya'yı işgali finanse edecek gelecekteki enerji gelirlerinden mahrum bırakmaktı.
İkinci zanlı daha önce İtalya'da yakalanmıştı
Soruşturma dosyasına göre Zhuravlyov, geçtiğimiz yıl İtalya'da yakalanarak Almanya'ya iade edilen bir diğer Ukraynalı Sergiy Kuznetnov ile yakın işbirliği içinde çalışıyordu. Her iki ismin de Danimarka'nın Bornholm adası açıklarında gerçekleştirilen su altı operasyonu için kiralanan bir yatı kullanan sabotaj ekibinin üyesi olduğu değerlendiriliyor.
Polonya, zanlıyı serbest bırakmıştı
Zhuravlyov'un sabotaj soruşturması kapsamındaki hikâyesi oldukça ilginç bir seyir izledi. Daha önce Polonya'da aynı suçlamalarla gözaltına alınan zanlı, Varşova yönetiminin kritik bir kararıyla serbest bırakılmıştı. Polonyalı yetkililer, Ukrayna'nın kendi işgaline karşı yürüttüğü mücadele kapsamında boru hatlarına yönelik bir eylemin suç değil, meşru bir savaş operasyonu olarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiş ve Almanya'ya iade talebini reddetmişti.
Bu durum, Berlin'in Rusya'ya karşı yürüttüğü mücadelede Kiev'e güçlü destek verdiği bir dönemde Almanya ile Ukrayna arasında hem diplomatik hem de hukuki açıdan karmaşık bir tablo oluşturuyor. Alman hükümeti konuyla ilgili açıklamalarında yargının bağımsızlığına vurgu yaparken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodymyr Zelensky hükümetinin boru hatlarını patlatma planından haberdar olmadığını açıkça dile getirdi.
Netanyahu'nun 'Türkiye kartı' seçim sarmalında: Anketler köşeye sıkıştırdı, gerilim tırmandı