İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu ve 1981'de tek taraflı olarak ilhak ettiği Golan Tepeleri üzerindeki egemenlik iddiasını yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medya hesabından paylaştığı video mesajda Netanyahu, Kolombiya'nın Golan Tepeleri'ni İsrail toprağı olarak tanıma kararını açıkça sahiplendi.

Netanyahu'dan tarihi ve dini referanslı savunma

Paylaştığı görüntülü mesajda bölgeyi harita üzerinde gösteren Netanyahu, Golan Tepeleri'nin İsrail'in güvenliği için hayati önem taşıdığını öne sürdü. İsrail bayrağının bölgede dalgalanmaya devam edeceğini belirten Netanyahu, şu ifadeleri kullandı:

"Bu kararın neden önemli olduğunu size açıklayayım. Burası Taberiye Gölü, burası Golan. Şurada Suriye ve Lübnan var. Bu bölge güvenliğimiz için hayati öneme sahip. İsrail bayrağı burada dalgalanıyor ve dalgalanmaya devam edecek. Çünkü burası bizim toprağımız."

Netanyahu, iddiasını desteklemek için tarihi ve dini argümanlara da başvurdu. Musa döneminden bu yana bölgede varlıklarının bulunduğunu savunan İsrail Başbakanı, Milattan Sonra 8'inci yüzyıldan kalma onlarca sinagogun restore edildiğini ileri sürdü.

Trump'ın adımına atıf yaptı

Açıklamasında ABD Başkanı Donald Trump'a da değinen Netanyahu, Trump'ın ilk döneminde ABD'nin Golan üzerindeki İsrail egemenliğini tanımasının 'ilk önemli adım' olduğunu söyledi. Kolombiya'nın kararını ise 'ikinci adım' olarak nitelendiren Netanyahu, İsrail halkının hem Golan Tepeleri'nin hem de Kolombiya'nın yanında olduğunu belirtti.

Arka plan: 57 yıllık işgal ve uluslararası tanıma tartışması

İsrail, 1967 yılındaki Arap-İsrail Savaşı sırasında Suriye'ye ait Golan Tepeleri'ni işgal etti. 1981 yılında bölgeyi tek taraflı olarak ilhak eden İsrail'in bu hamlesi, uzun yıllar boyunca hiçbir ülke tarafından tanınmadı. Ancak ABD, Donald Trump'ın ilk başkanlık döneminde 2019'da Golan Tepeleri'ni İsrail'in bir parçası olarak tanıyan ilk ülke oldu.

Kolombiya'nın son kararı, uluslararası arenada İsrail'in egemenlik iddiasına verilen destekler arasında kayda değer bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki gelişmeler, Türkiye ve Arap ülkelerinin de tepkisini çekmeye devam ediyor.