Geçtiğimiz günlerde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgesel ve küresel barışın korunması açısından tarihi bir adım olarak değerlendirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in imzalarını taşıyan mutabakat, dünya kamuoyunda geniş tartışmalara yol açtı.

Anlaşma herkese açık, hiçbir ülkeyi hedef almıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın savunma odaklı bir işbirliği niteliği taşıdığını belirterek, "Anlaşma tüm kardeş ülkelerin katılımına açıktır. Anlaşma hiçbir ülkeyi hedef almamaktadır" ifadelerini kullandı. Tarihi mutabakat, İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC tarafından da detaylı şekilde masaya yatırıldı.

Mısır'ın sınır ötesi doktrini bulunmuyor

BBC'ye konuşan Mısırlı emekli general ve stratejik analist Samir Ragheb, Mısır'ın ittifaka dahil olmamasının gerekçelerine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Karar alma süreçlerinde bu tür konuların "istekliler koalisyonu" şeklinde ele alındığını vurgulayan Ragheb, şunları söyledi:

"Mısır, tarih ve coğrafya olarak Suudi Arabistan'a Pakistan ve Türkiye'den daha yakındır. Dolayısıyla bir davete ihtiyaç duymaz. Ancak Türkiye ve Pakistan ordularının sınır ötesinde bulunma ve sınır ötesi harekat doktrinleri varken, Mısır'ın böyle bir askeri doktrini bulunmuyor."

Türk ordusunun küresel varlığı dikkat çekiyor

Üç ülkenin askeri kapasitesinin son derece yüksek olduğuna işaret eden Ragheb, "Türk ordusunun Suriye, Somali ve Libya gibi birden fazla ülkede varlık gösterdiğini görüyoruz. Pakistan ordusu da benzer bir hazırlık seviyesine ve sınır ötesi görev inancına sahip. Ancak Mısır siyasetinin temel prensibi, anlaşmazlıkların çözümünde güce başvurmamaktır" diye konuştu.

Kahire'nin tutumu: Barışçıl çözüm öncelikli

Mısır'ın Arap Dörtlüsü ile hareket ettiğini ve sorunları diplomatik yollarla çözmeye çalıştığını anlatan Ragheb, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suudi Arabistan ile meşruiyet koalisyonunda yer aldık ancak askeri olarak katılım sağlamadık. Mısır, Sudan'daki isyana karşı veya Etiyopya Barajı meselesi gibi doğrudan tehdit içeren krizlerde bile sınır ötesine ordu göndermedi. Libya'ya da kuvvet yollamadık."

Mısır parlamentosunun ve halkının, barışçıl yollarla çözülmeye çalışılan doğrudan tehditler söz konusuyken başka bir devlete asker gönderilmesine sıcak bakmadığını belirten Ragheb, bu durumun Kahire'nin ittifaka mesafeli durmasının temel nedeni olduğunu ifade etti.