Dünya genelinde merkez bankalarının altına olan ilgisi hız kesmeden devam ediyor. Dünya Altın Konseyi'nin gerçekleştirdiği ankete göre, rezerv yöneticilerinin yüzde 45'i kendi kurumlarının da gelecek 12 aylık süreçte altın rezervlerini artırmayı planladığını açıkladı. Bu oran, araştırmanın başladığı tarihten bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak dikkat çekti.
Altın rezervleri yükseliyor, doların payı eriyor
Altın, merkez bankalarının rezerv yönetimindeki stratejik konumunu giderek güçlendiriyor. Anket katılımcılarının yüzde 93'ü halihazırda altın rezervi bulundurduklarını bildirdi. Söz konusu oran, bir önceki yıl yüzde 81 düzeyindeydi.
Öte yandan, küresel rezervlerde ABD dolarının gelecekteki ağırlığına yönelik beklentiler belirgin şekilde zayıfladı. Katılımcıların yüzde 74'ü, doların küresel rezervler içindeki payının beş yıl sonra bugünkü seviyenin altına düşeceğini tahmin ediyor.
Altını cazip kılan temel faktörler
Araştırma bulgularına göre merkez bankaları altını en çok şu üç temel nedenden dolayı tercih ediyor:
- Kriz dönemlerinde güvenli liman işlevi görmesi
- Uzun vadede değerini koruması
- Rezerv portföyünü çeşitlendirme imkânı sunması
Özellikle gelişmekte olan ülkeler, altını jeopolitik risklere karşı en önemli koruma araçlarından biri olarak değerlendiriyor. Merkez bankaları bununla birlikte altın rezervlerini sakladıkları lokasyonları da çeşitlendirme yoluna gidiyor. Yurt dışında en çok tercih edilen saklama merkezi İngiltere Merkez Bankası olurken, birçok ülke yurt içindeki depolama kapasitesini de artırma çabasında.
Faiz, jeopolitik risk ve enflasyon etkili
Dünya Altın Konseyi yetkilisi Shaokai Fan, küresel piyasalardaki gelişmelere dikkat çekerek, faiz oranları, jeopolitik gerilimler ve enflasyon endişelerinin merkez bankalarını altına yönlendiren en belirleyici etkenler olmaya devam ettiğini söyledi.
Fan, altının kriz dönemlerinde güvenli liman olması, enflasyona karşı koruma sağlaması ve portföy çeşitlendirmesine olanak tanıması sayesinde giderek daha fazla tercih edildiğini vurguladı.
Son 4 yılda tarihi alım dalgası
Katılımcıların yüzde 84'ü önümüzdeki beş yılda altının küresel rezervlerdeki payının artacağı, yüzde 74'ü ise ABD dolarının payının azalacağı görüşünde birleşti. Ancak Fan, bu durumun altının doları tamamen ikame edeceği anlamına gelmediğini, merkez bankalarının asıl amacının rezerv varlıklarını daha geniş bir yelpazede çeşitlendirmek olduğunu ifade etti.
Altının yüksek likiditeye sahip olması, güvenilir bir değer saklama aracı olarak görülmesi ve temerrüt riski taşımaması gibi özellikleri sayesinde bu süreçten en çok faydalanan varlık olduğunu belirten Fan, şu değerlendirmede bulundu:
"Merkez bankaları son 4 yılda toplu olarak yılda ortalama 1000 tonun üzerinde altın satın aldı. Bu miktar, önceki 10 yılın ortalama alım hızının oldukça üzerinde bulunuyor. Araştırma sonuçları, giderek daha oynak ve öngörülmez hale gelen küresel ortamda altının stratejik bir rezerv varlığı olarak üstlendiği rol sayesinde, resmi sektörün altın talebinin önümüzdeki dönemde de güçlü kalmaya devam edeceğine işaret ediyor."
Gram altında 7 bin 500 TL hedefi: Yıl sonunda yeni zirveler kapıda
Çiftçilerin yeni gözdesi 'sarı altın': Bu ürünün hasadı rekor kazandırdı
İstanbul'da özel yurt ücretleri rekora koşuyor: Fiyatlar ilçe ilçe belli oldu
Yol çalışması sırasında tarihi paralar bulundu: Çalışmalar derhal durduruldu
Çin bunu tüm dünyadan saklamak için gökyüzüne bekçi dikti
Yasemin Kay Allen eski FBI ajanı eşiyle romantik anlar: Öpmelere doyamadı