Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgesel dengeleri sarsacak nitelikte yankı uyandırmaya devam ediyor. Üç ülkenin herhangi birine yönelik olası bir silahlı saldırının tamamına yönelik bir saldırı sayılacağını öngören mutabakat, kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor.

Yunanistan'daki tartışma büyüyor

Anlaşma, 2021 yılının Eylül ayından bu yana Suudi Arabistan'da Patriot hava savunma sistemi konuşlandıran Yunanistan'da sert siyasi tartışmalara yol açtı. Yunan Hava Kuvvetleri tarafından işletilen MIM-104 Patriot PAC-3 varyantı, Suudi Arabistan'ın enerji altyapısının korunmasında kritik bir rol üstleniyor.

Söz konusu bataryalar, Basra Körfezi'nden uluslararası pazarlara taşınan petrolün yaklaşık yüzde 60'ını aktaran Doğu-Batı boru hattının varış noktası olan Kızıldeniz limanındaki tesislerin güvenliğini sağlıyor. Yüksek irtifa savunması sağlayan ve aynı anda 100'den fazla hedefi tespit edip takip edebilen gelişmiş radar sistemi, ABD, İngiltere ve Fransa'nın bölgedeki sistemleriyle entegre şekilde çalışıyor.

SYRIZA'dan hükümete sert suçlama

Anlaşmanın duyurulmasının ardından Yunanistan'da ana muhalefet partisi Radikal Sol İttifak (SYRIZA) cephesinden hükümete yönelik ağır eleştiriler geldi. Sosyal medya üzerinden açıklama yapan SYRIZA Milletvekili Pavlos Polakis, "Bunun ardından ilk adım olarak Suudi Arabistan'a kurulan Yunan Patriot bataryası derhal ülkemize dönmeli" ifadelerini kullandı.

SYRIZA Basın Ofisi tarafından yayımlanan resmi açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:

"Yunan Patriotlarının Suudi Arabistan'da aktif hale getirilmesinden birkaç gün sonra Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşması, Miçotakis'in dış politikasının stratejik çıkmazını ve tehlikelerini bir kez daha ortaya koydu. Yunan hükümetinin Patriotların Suudi Arabistan'dan çekilmesi gerektiğini anlaması için daha ne olması gerekiyor? Yunan bataryası ve Yunan askerleri derhal ülkemize dönmeli ve Orta Doğu'daki savaşa hiçbir şekilde müdahil olmamalıdır."

Açıklamada ayrıca, ülkenin çıkarlarına hizmet edecek, barış ve istikrarı teşvik edecek aktif ve çok boyutlu bir dış politika anlayışına dönüşün gerekliliği vurgulandı.