Marmara Denizi'nde son günlerde kaydedilen ve Çınarcık Havzası çevresinde yaklaşık 10-13 kilometre derinlikte yoğunlaşan mikro depremler, fay hatlarındaki hareketliliği yeniden gündeme taşıdı. Sismik aktivitenin dikkat çekmesi üzerine uzman isimler, bölgedeki deprem riskini ve yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

'Adalar Fayı Aktif, Tehlike Sürüyor'

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Tüysüz, söz konusu mikro deprem etkinliğinin olası bir deprem senaryosuna doğrudan etki edecek bir veri olmadığını belirterek, 'Bu hareketlilik olsa olsa Adalar önünden geçen fayın aktif olduğunu gösteren bir işaret olarak algılanabilir' ifadelerini kullandı.

Medyada sıklıkla Adalar Fayı'nın aktif olmadığı yönünde söylemler ileri sürüldüğüne dikkat çeken Tüysüz, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Bunların pek doğru olmadığını, Adalar Fayı'nın aktif olduğunu, dolayısıyla Marmara'da uzun yıllardır beklenen tehlikenin hala sürmekte olduğunu gösteriyor. 17 Ağustos 1999 depreminden bu yana arada geçen 27 yılda Marmara üzerinde çok sayıda araştırma yapıldı ve bunların sonuçları uluslararası dergilerde yayımlandı.'

Yapılan yayınların Marmara'da ciddi bir deprem tehlikesi bulunduğunu ortaya koyduğunu anlatan Prof. Dr. Tüysüz, özellikle Adalar Fayı ile bunun devamı niteliğindeki Bakırköy ve Avcılar civarına kadar uzanan bölümde deprem beklentisi olduğunu vurguladı.

En Kötü Senaryoya Göre Hazırlık Şart

Depremin ne zaman olacağını bugünkü bilimsel birikimle söylemenin mümkün olmadığını hatırlatan Tüysüz, şunları kaydetti:

'Bütün dünya için bu geçerli. Zamanı bilmek mümkün değil ancak olası bir depremin Adalar ve Avcılar bölümünden kaynaklanacağını söylemek mümkün. Hazırlıklarımızı buna göre yapmamız gerekiyor. Öte yandan son yaşanan Venezuela depremi ve 6 Şubat'ta bizim yaşadığımız depremler, bazen beklemediğimiz şekilde birden fazla fayın bir arada kırılabildiğini gösteriyor. Böyle bir durumda Marmara'da daha büyük bir deprem ortaya çıkması söz konusu olabilir. Bu bakımdan hazırlıkların en kötüsü olacakmış gibi yapılması en doğru yaklaşım olacaktır.'

Görür: 'Her Depremi Tek Faya Bağlamak Yanlış'

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise Marmara Denizi'nde yaşanan her sarsıntının doğrudan fay hareketleriyle açıklanamayacağına dikkat çekti. Özellikle Batı Marmara'da gözlemlenen küçük ölçekli depremlerin gaz çıkışları kaynaklı olabileceğini ifade eden Görür, şu değerlendirmeyi yaptı:

'Marmara Denizi, Trakya Havzası'nın bir kısmını kesmektedir. Dolayısıyla gaz kapanları da kesilmiştir ve bu çıkışlar küçük depremlere neden olmaktadır. Dikkatli olunmalıdır. Bütün depremleri tek faya bağlamak doğru değildir.'

Görür, deniz tabanındaki gaz kaçaklarının küçük çaplı sarsıntılara yol açtığını belirterek, bölgedeki sismik verilerin çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.