Y. Mimar, Restoratör ve yazar Zuhal Ayanoğlu'nun kaleme aldığı "Taş Konuşur Mu? Mardin: Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikâyesi" adlı eser, okurlarla buluştu.
Kitap, Mardin'in tarihî kent dokusunu, yerleşim ilkelerini ve mimari mirasını fiziksel özellikleriyle sınırlı tutmayan bir yaklaşımla inceliyor. Eserde kent, farklı dinlerin, dillerin ve kültürlerin yüzyıllar boyunca bir arada yaşadığı çok katmanlı bir medeniyet merkezi olarak değerlendiriliyor.
Mardin, birlikte yaşamanın mekânı olarak okunuyor
Ayanoğlu, Mardin'i "birlikte yaşamanın mekânı", "mekânda uzlaşının mimarisi" ve "taşta somutlaşan insanî değerler bütünü" kavramları çerçevesinde okumayı öneriyor. Çalışma, kent merkeziyle sınırlı kalmayarak Mardin'in tüm ilçelerini kapsayan bütüncül bir bakış açısıyla konut dokusunu, ibadet ve eğitim yapılarını ile kamusal alanları ayrıntılı biçimde ele alıyor.
Taşın sessiz anlatısı
Eserde, başkasının güneşini, manzarasını, suyunu ve yaşam alanını gözeten yerleşim anlayışının Mardin'in mimari karakterine nasıl yansıdığına dikkat çekiliyor. Ayanoğlu'na göre Mardin'de taş yalnızca bir yapı malzemesi değil; sabrın, emeğin, estetik anlayışın ve birlikte yaşama kültürünün sessiz anlatıcısı niteliğini taşıyor.
Kitapta yer alan "Mardin'i anlamak yalnızca bir kentin tarihini okumak değildir; insanlığın birlikte yaşama tecrübesini, mekâna kazınmış bir hafıza üzerinden yeniden düşünmektir" ifadeleri, eserin temel perspektifini özetliyor.
Disiplinler arası bir başvuru kaynağı
Prof. Dr. Metin Sözen, Prof. Dr. Önder Küçükerman ve Dr. M. Sinan Genim'in sunuş yazılarıyla başlayan eser, Mardin'in özgün kent kimliği ve kültürel mirasının gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlayacak önemli bir başvuru kaynağı olarak değerlendiriliyor.
Dört ana bölümden oluşan kitapta Mardin; coğrafi ve toplumsal yapısından mimarlık tarihine, kentsel dokusundan kültürel mirasına kadar kapsamlı bir çerçevede ele alınıyor. Çalışmanın, tarihî ve mimari mirası tanıtmanın ötesinde insanlığın ortak geleceğine ilişkin etik ve akademik bir düşünme zemini oluşturmayı hedeflediği belirtiliyor.
Kader Bizi Yazdı'nın 18. bölümünde Kabir'den Riya'ya tutkulu aşk itirafı
Bilmezler Ki Kalbimdesin'in 52. bölümünde Malini sürprizi! İmlie evde kalabilecek mi?
Saklı Bahar'ın 88. bölümünde Mishri fırtınası: Ailesini affedebilecek mi?