Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, kıtanın yıllardır sürdürdüğü ekonomik büyüme modelinin ciddi bir dönüşümden geçtiğini ve bu modelin bir daha eski haliyle geri dönmeyebileceğini vurguladı.
Lagarde, Cenevre'de düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu Uluslararası İş Konseyi panelinde yaptığı konuşmada, Avrupa'nın rekabet gücünü koruyabilmesi için tek pazar ve sermaye piyasalarındaki parçalanmanın giderilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Savaş sonrası modelin üç ayağı da çöktü
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Avrupa ekonomisinin büyümesini sağlayan yapının birbirini destekleyen üç temel unsura dayandığını belirten Lagarde, değişen uluslararası konjonktürle birlikte bu üç unsurun da zayıfladığını kaydetti.
Birinci ayak: Genişleyen küresel ticaret. Avrupa, dünyanın en açık ekonomilerinden biri haline gelmiş ve ABD'nin yaklaşık iki katı düzeyinde ticari açıklığa ulaşmıştı. Ancak küreselleşmenin sürekli genişleyeceği artık garanti değil. Geçen yıl dünya genelinde 2 bin 500'den fazla ticaret kısıtlaması yürürlüğe konuldu.
İkinci ayak: Nispeten ucuz enerjiyle desteklenen orta teknoloji ağırlıklı imalat sanayisi. Bu avantaj da giderek ortadan kalkıyor. Çin'in üretimde değer zincirinin üst basamaklarına tırmanması, Avrupa'nın pek çok sektörde doğrudan rakibiyle karşı karşıya kalması anlamına geliyor.
Üçüncü ayak: ABD'nin güvenlik şemsiyesiyle desteklenen istikrarlı ve kurallara dayalı küresel düzen. Bu ortam, Avrupa'daki tedarik zincirlerinin derinleşmesine ve şirketlerin verimlilik odaklı yatırım planlamasına imkân tanıyordu. Bugün ise jeopolitik gerilimler kritik bağımlılıkları görünür hale getirirken, kıtanın çevresindeki güvenlik tehditleri artıyor.
Enerji maliyetleri rekabeti baltalıyor
Lagarde, Avrupa sanayisinin geçmişte faydalandığı Rus gazı kaynaklı ucuz enerji döneminin artık geride kaldığını belirterek, "Geçen yıl AB'de enerji yoğun sektörler için elektrik fiyatları ortalama olarak ABD seviyelerinin iki katından fazla ve Çin'dekilerin yaklaşık yüzde 50 üzerindeydi" dedi.
Pahalı enerjinin, Avrupa sanayisinin rekabetçiliği üzerindeki baskıyı artırdığını vurgulayan ECB Başkanı, ekonomik bağımlılıkların son dönemde bir baskı aracına dönüşebildiğine işaret etti. Şirketlerin daha az yatırım yaptığını, bunun da üretim ve tüketimi olumsuz etkilediğini söyledi.
Lagarde, "Bu değişimler birlikte değerlendirildiğinde Avrupa'nın savaş sonrası büyüme modelinin aşındığını görüyoruz. Bunun bir zamanlar bildiğimiz şekline dönmesi de pek olası değil" diye konuştu.
İç talep sürdürülebilir büyümenin anahtarı
Öte yandan Lagarde, AB'nin dünyadaki en geniş ticaret anlaşmaları ağına ve yüksek nitelikli iş gücüne sahip olduğunu hatırlattı. 27 üye ülke ve 450 milyon tüketiciyle gelişmiş ekonomiler arasındaki en büyük bütünleşik pazara sahip olduklarını vurguladı.
Avro Bölgesi ekonomisinin iç talepten kaynaklı olarak geçen yıl yüzde 1,5 büyüdüğünü, bu yıl da enerji şokuna rağmen büyümeyi sürdürdüğünü belirten Lagarde, Avrupa'nın uzun vadede iç talepteki dayanıklılığı kalıcı bir büyüme kaynağına dönüştürmesi gerektiğini ifade etti.
Bunun için ortak pazarın ölçeğinden daha iyi yararlanılması gerektiğini söyleyen ECB Başkanı, Avrupa'da bilimsel bilgi ve araştırmaların ticari başarıya dönüştürülmesinde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Yeni teknolojilerin ekonomi genelinde yayılmasını engelleyen unsurların şirketlerin ölçek büyütmesinin de önünde ciddi bir engel oluşturduğunu sözlerine ekledi.
Gram altında 7 bin 500 TL hedefi: Yıl sonunda yeni zirveler kapıda
Çiftçilerin yeni gözdesi 'sarı altın': Bu ürünün hasadı rekor kazandırdı
İstanbul'da özel yurt ücretleri rekora koşuyor: Fiyatlar ilçe ilçe belli oldu
Yol çalışması sırasında tarihi paralar bulundu: Çalışmalar derhal durduruldu
Çin bunu tüm dünyadan saklamak için gökyüzüne bekçi dikti
Yasemin Kay Allen eski FBI ajanı eşiyle romantik anlar: Öpmelere doyamadı