Küresel piyasalarda yatırımcı risk iştahı, son dönemde belirgin bir toparlanma gösterdi. ABD ve Avrupa'da açıklanan enflasyon verilerinin beklenenden olumlu gelmesi, merkez bankalarının faiz indirim sürecine daha erken başlayabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülke piyasalarına ve borsa endekslerine olumlu yansıdı.

Enflasyon verileri piyasalara nefes aldırdı

Son açıklanan veriler, küresel ölçekte enflasyonun zirve noktasını geride bırakmış olabileceğine işaret ediyor. ABD'de tüketici fiyatlarındaki yıllık artışın yavaşlama eğilimine girmesi, Fed'in para politikasında gevşemeye gidebileceği ihtimalini artırdı. Avrupa Merkez Bankası'nın da benzer bir yönelim içinde olduğu sinyalini vermesi, küresel tahvil faizlerinde gerilemeye yol açtı. Düşen faiz ortamı, özellikle teknoloji ve büyüme odaklı hisse senetlerine olan talebi artırdı.

Orta Doğu'daki belirsizlik gündemdeki yerini koruyor

Ancak piyasalardaki iyimserliğin gölgesinde kalan Orta Doğu'daki jeopolitik gerilim, yatırımcıların tedirginliğini korumasına neden oluyor. Bölgede artan tansiyon, enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken, küresel ticaret hatlarına yönelik olası riskler de gündemdeki sıcaklığını koruyor. Uzmanlar, özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki oynaklığın, enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.

Yatırımcılar dengeli bir portföy stratejisi izliyor

Analistler, mevcut ortamda yatırımcıların hem büyüme varlıklarına hem de güvenli liman olarak değerlendirilen altın ve ABD dolarına yönelik dengeli bir dağılım tercih ettiğini belirtiyor. Gelişmekte olan ülke para birimleri, doların zayıflamasıyla birlikte değer kazanırken, Türk lirası dahil birçok para biriminde pozitif ayrışma gözlendi. Önümüzdeki süreçte merkez bankalarının atacağı adımlar ve Orta Doğu'daki gelişmeler, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.