Küresel finans piyasalarında hafta başından bu yana risk iştahının belirgin biçimde arttığı gözlemleniyor. Yatırımcıların enflasyonun kontrol altına alındığına dair artan inancı, başta ABD ve Avrupa borsaları olmak üzere gelişmiş ülke piyasalarında yukarı yönlü hareketi destekliyor.

Enflasyon verileri piyasalara nefes aldırdı

Son açıklanan enflasyon raporları, dünya genelinde fiyat baskılarının beklenenden hızlı bir şekilde gevşediğini ortaya koydu. Özellikle gelişmiş ekonomilerdeki enflasyon oranlarının merkez bankası hedeflerine yaklaşması, faiz indirimi beklentilerini güçlendirdi. Bu durum, uzun süredir baskı altında kalan tahvil ve hisse senedi piyasalarında alım iştahını artırdı.

Analistler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) önümüzdeki dönemde faiz indirimlerine başlayabileceği sinyalini vermesi halinde, küresel likiditenin daha da genişleyeceğini ve riskli varlıklara olan talebin süreceğini belirtiyor.

Orta Doğu'daki jeopolitik riskler gündemdeki yerini koruyor

Öte yandan, Orta Doğu'daki jeopolitik belirsizlikler piyasaların üzerinde bir kara bulut olarak durmaya devam ediyor. Bölgede artan tansiyon, enerji fiyatları üzerinden küresel ekonomik görünümü tehdit ediyor. Özellikle petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, gelişmekte olan ülke ekonomileri için ek bir risk unsuru oluşturuyor.

Yatırımcılar temkinli iyimserliği tercih ediyor

Uzmanlar, enflasyon iyimserliği ile jeopolitik riskler arasında bir denge politikası izlendiğine dikkat çekiyor. Kısa vadede olumlu havanın sürebileceğini ifade eden analistler, ancak orta vadede Orta Doğu'da yaşanabilecek bir kriz senaryosunun piyasalarda hızlı bir satış dalgasına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Dolar endeksindeki gerileme ve altın fiyatlarındaki hareketlilik de yatırımcıların güvenli liman arayışının sürdüğünün bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Türkiye'ye olası etkiler

Gelişmiş ülke piyasalarındaki olumlu havanın Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere de kısmen yansıması bekleniyor. Küresel risk iştahının artması, portföy yatırımlarının gelişmekte olan piyasalara yönelmesine ve TL varlıkların değer kazanmasına zemin hazırlayabilir. Ancak enerji fiyatlarındaki olası bir artış, cari açık üzerindeki baskıyı artırarak bu iyimserliği sınırlayabilir.