Kudüs'te Mescid-i Aksa'nın yakınında yaşayan ve Fas kökenli bir aileden gelen Filistinli Ayşe Masluhi, yıllardır evini satın almaya çalışan gruplara karşı direnişini sürdürüyor. Siyonist işgalin yalnızca askeri ve siyasi yollarla değil, evlerin ele geçirilmesi yoluyla da devam ettiğini belirten Masluhi, Kudüs'teki Müslüman varlığını ortadan kaldırmaya yönelik baskılara boyun eğmeyeceğini ifade etti.

Milyon Dolarlık Teklife 'Hayır' Dedi

Bir odası ve mutfağı bulunan mütevazı evi için kendisine tam 1 milyon dolar teklif edildiğini aktaran Masluhi, alıcının amacını şu sözlerle aktardı: "Bana açıkça şöyle dedi: 'Biz sadece bir yerden başlamak istiyoruz. Bir kez başlarsak gerisi gelir.' Bunu hiç çekinmeden söyledi ama inşallah bugün başlayabilecekleri kimseyi bulamayacaklar."

Çevresindeki Filistinlilerin de aynı kararlılıkta olduğunu vurgulayan Masluhi, "Elhamdülillah, kimse evini satmıyor. En azından benim bildiğim ve içinde bulunduğum çevrede evini satan kimse yok. Buna rağmen çok büyük paralar teklif ediyorlar" dedi.

"Vatanını Satan, Dinini de Şerefini de Ahlakını da Satar"

Evinin Burak Duvarı Meydanı'nın hemen yakınında bulunduğunu ve bu konumun stratejik açıdan önem taşıdığını kaydeden Masluhi, bölgedeki Müslüman nüfusu azaltmayı hedefleyen yapıların ellerinden geleni yaptığını söyledi. Yahudi Ajansı'nın özellikle Amerika ve Avrupa'da çok aktif çalıştığını, Filistin topraklarını gasbeden siyonistlere "Fiyatı düşünmeyin, evi alın, parasını biz ödeyeceğiz" dediğini aktardı.

Kudüs'te kalan yerleşimcilere ise konut, aylık maaş ve rahat bir yaşam sürmeleri için her türlü imkanın sunulduğunu belirten Masluhi, bu durumun bölgedeki demografik dengenin değiştirilmesine yönelik bilinçli bir politika olduğuna dikkat çekti.

Masluhi, kendi tutumunu ise şu çarpıcı sözlerle dile getirdi: "Vatanını satan, dinini de şerefini de ahlakını da satar. İnşallah Allah'a iman eden hiçbir Arap Müslüman dinini ve vatanını satmaz."

Mescid-i Aksa İçin Destek Çağrısı

Kudüs'teki Müslüman varlığının korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Masluhi, Mescid-i Aksa'nın sürekli canlı tutulması gerektiğini belirtti. Her gün içeri sokulan gruplarla Mescid-i Aksa'nın Yahudileştirilmeye çalışıldığını kaydeden Masluhi, "Sadece namaz vakitlerinde değil, bu mescit her zaman dolu olmalı" çağrısında bulundu.

Mescid-i Aksa'nın tüm Müslümanların ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Masluhi, özellikle Türkiye'nin Kudüs'e verdiği desteğe vurgu yaptı: "Türkler destek konusunda gerçekten büyük sorumluluk üstleniyor. Kimse onları buna zorlamıyor. Bunu tamamen Mescid-i Aksa, Kudüs sevgisinden yapıyorlar. Hem maddi hem manevi destek veriyorlar."