Türk Psikofarmakoloji Derneği (TAP) Başkanı Prof. Dr. Kemal Sayar, kaygı bozukluğu tedavisinde önemli açıklamalarda bulundu. Günümüzde giderek yaygınlaşan kaygı bozukluğu şikâyetlerine karşı ilaç tedavisinden önce yaşam tarzı değişikliklerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Sayar, gereksiz kaygı üretiminin bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
Çözülemeyecek sorunlar için kaygı üretmeyin
Prof. Dr. Kemal Sayar, insanların kendisini aşan ve çözemeyeceği sorunlar için kaygı üretmemesi gerektiğini söyledi. Bireylerin kontrol edemeyeceği durumlar karşısında sürekli endişe duymasının, kaygı bozukluğunun temel tetikleyicileri arasında yer aldığını ifade eden Sayar, bu tür düşünce kalıplarının farkına varılması gerektiğini vurguladı.
Yaşam tarzı düzenlemesi ön planda olmalı
Kaygı bozukluğuyla mücadelede bilinçsiz ilaç kullanımına karşı uyarıda bulunan Sayar, psikoterapi, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve sağlıklı beslenme gibi faktörlerin tedavide öncelikli olarak ele alınması gerektiğini kaydetti. İlaç tedavisinin ancak uzman kontrolünde ve yaşam tarzı değişikliklerinin yetersiz kaldığı durumlarda devreye girmesi gerektiğini belirten Sayar, erken müdahalenin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Onaylı tedavisi ve aşısı bulunmayan virüs tehlike saçıyor: DSÖ'den acil çağrı
Asya kaplan sivrisineği kan grubu seçiyor: Bilim insanları öncelikli hedefi açıkladı