İstanbul'da son günlerde artış gösteren çekirgeler, kent sakinlerini endişelendirmeye başladı. Ancak uzmanlar, bu çekirgelerin bölgenin doğal canlıları olduğunu ve herhangi bir istila riski taşımadığını açıkladı. İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

"Doğanın öz evlatları"

Çekirgelerin zararlı olarak nitelendirilmesinin yanlış bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Parıldar, "Çekirgeler bizim bölgemizin ve doğanın öz evlatlarıdır" dedi. Farklı bölgelerden çekirge göçü iddialarını kesin bir dille yalanlayan Parıldar, bu tür hayvanların öldürülmesinin telafisi güç sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Ekolojik dengeye müdahale uyarısı

Parıldar, çekirgelerle mücadele konusunda aceleci davranmanın ciddi riskler taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Çekirgeleri zararlı diye yaftalamak ve 'nasıl mücadele ederiz' gibi hatalı bir uygulamaya yönelirsek, doğal dengenin doğasını bozmuş, dengeyi yerinden oynatmış oluruz. Bu, ekosistem açısından son derece tehlikeli bir durumdur."

Trakya genelinde yoğun izleme

Yalnızca İstanbul'da değil, Çanakkale, Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli illerinde de 7 gün 24 saat sahada aktif kontrol çalışmaları yürütüldüğünü söyleyen Parıldar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarım ve Orman Bakanlığımıza bağlı il ve ilçe müdürlüklerinde görevli teknik personel arkadaşlarımızla sahada 7 gün 24 saat kontrol ve izleme yapıyoruz. İstanbul'da ve diğer illerimizde herhangi bir çekirge istilasından söz etmemiz kesinlikle söz konusu değildir. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum."

Çiftçilere önemli mesaj

Çekirgeler nedeniyle çiftçilerin herhangi bir zararı bulunmadığını belirten Parıldar, mevsimsel popülasyon değişimlerinin doğal bir süreç olduğunu vurguladı. "Dönemsel anlamda bu popülasyonlarda değişiklik olması muhtemeldir, bu çok doğaldır ve zaman içerisinde denge kendiliğinden sağlanacaktır" diye konuştu.

Aşamalı mücadele yöntemi

Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün zararlılarla mücadelede izlediği stratejiyi paylaşan Parıldar, öncelik sıralamasını şöyle açıkladı:

  • Mekanik mücadele: Doğaya en az zarar veren yöntemlerle başlanıyor.
  • Biyoteknik mücadele: İkinci aşamada modern teknik yöntemler devreye giriyor.
  • Biyolojik mücadele: Çekirgeler bu yöntem içerisinde etkin bir rol üstleniyor.
  • Kimyasal müdahale: Yalnızca en son başvurulan yöntem olarak uygulanıyor.

Parıldar, vatandaşlara ve çiftçilere seslenerek, "Doğal denge içerisinde bu çekirgelerin varlığını takip etmeleri, bu dönemlerdeki popülasyon değişikliklerinin oldukça normal olduğunu bilmeleri gerektiğini" ifade etti. Yetkililer, bitkisel üretimde herhangi bir kayıp yaşanmadığını ve çekirgelerin ekosistem içindeki rollerinin korunması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.