İstanbul'da arsa fiyatlarının astronomik seviyelere ulaşması ve metropol genelinde yapılaşmaya uygun boş alanların tükenmesi, gayrimenkul yatırımcılarının rotalarını Marmara Bölgesi'nin çevre illerine çevirmesine yol açtı. Özellikle Tekirdağ, Yalova, Sakarya, Balıkesir ve Çanakkale'de arsa talebinde ciddi bir sıçrama yaşanırken, yatırımcılar aynı bütçeyle İstanbul'dakinden çok daha büyük parseller satın alabilmenin rahatlığını yaşıyor.

ULAŞIM PROJELERİ TALEBİ ATEŞLEDİ

Sektör uzmanları, bu yönelişin arkasında yatan temel etkenleri sıralarken; ulaşım projeleri, sanayi yatırımları ve deprem sonrası güvenli bölge arayışının belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. 1915 Çanakkale Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu'nun devreye girmesiyle birlikte Marmara Bölgesi adeta iç içe geçmiş devasa bir lojistik ağına dönüşürken, Çanakkale ve Balıkesir gibi iller İstanbul'a çok daha kısa sürede ulaşılabilir hale geldi.

GÜNEY MARMARA'NIN YÜKSELEN YILDIZI

Erişilebilirliğin artmasıyla birlikte bu iller, salt yazlık veya tarım bölgesi olmaktan çıkarak yeni dönemin parlayan ticaret ve yaşam merkezlerine evrilmeye başladı. Büyükşehrin kalabalığından ve yorucu temposundan uzaklaşmak isteyen ancak metropolün sunduğu olanaklardan da tamamen kopmak istemeyenler için Çanakkale ve Balıkesir, ideal birer alternatif olarak öne çıkıyor. Otoyol bağlantı noktalarına yakın bölgelerde fiyatlar hızla yükselirken, yatırımcıların ağırlıklı olarak uzun vadeli değer artışına odaklandığı belirtiliyor.

DEĞİŞEN YAŞAM ALIŞKANLIKLARI

Artan bu ilginin altında yatan bir diğer önemli unsur ise değişen barınma alışkanlıkları ve alternatif yaşam arayışları. Geleneksel betonarme yapılaşma yerine son yılların güçlü trendleri haline gelen tiny house (mikro ev), prefabrik yapılar ve ekolojik yaşam projeleri için doğayla iç içe geniş arazilere talep giderek yoğunlaşıyor.

Deprem gerçeğinin toplumda oluşturduğu farkındalık, yatay mimariye ve müstakil yaşama olan ilgiyi kalıcı bir hale getirirken, çevre illerdeki topraklar güvenli bir sığınak noktası olarak değerlendiriliyor.

UZMANLARDAN KRİTİK UYARI

Sektör temsilcileri, çevre illere kayan yoğun ilgi dalgasının beraberinde ciddi riskler de getirdiğine işaret ederek yatırımcıları uyarıyor. Satın alınması planlanan arazinin imar durumu, sit alanı veya mutlak tarım arazisi kapsamında olup olmadığı ile mevcut altyapı planlamalarının mutlaka ilgili resmi kurumlardan teyit edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Doğru lokasyonda ve yasal mevzuata uygun biçimde gerçekleştirilen toprak yatırımlarının, Marmara'nın giderek genişleyen bu yeni sınırlarında uzun vadede yatırımcısına enflasyonun üzerinde getiri sağlamaya devam edeceği öngörülüyor.