İsrail, işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs'te insan hakları ihlallerine bir yenisini daha ekledi. İsrail makamları, Filistinli bir vatandaşı, 'ruhsatsız yapı' gerekçesiyle kendi evini bizzat yıkmaya zorladı.
İnsanlık dışı uygulama
Yaşanan olay, uluslararası kamuoyunun tepkisini çekmeye devam eden İsrail'in yerleşim politikalarının en çarpıcı örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti. Filistinli aileye herhangi bir uzlaşma ya da yasal süre tanınmadan uygulanan bu yıkım kararı, bölgedeki sistematik baskının boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
İsrail yönetimi, Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait yapıları çeşitli iddialarla yıkmaya ya da yıktırmaya devam ederken, uluslararası kuruluşlar bu uygulamaların Birleşmiş Milletler kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurgulamaya devam ediyor.
Filistinli ailelerin evlerini kaybetmesi, bölgedeki demografik dengenin değiştirilmesine yönelik atılan adımların bir parçası olarak görülüyor. Uzmanlar, 'kendi evini kendin yık' uygulamasının hem psikolojik hem de sosyal açıdan ağır bir travmaya yol açtığını belirtiyor.
Konuya ilişkin uluslararası tepkilerin artması beklenirken, İsrail'in Doğu Kudüs'teki bu tür yıkım kararlarına karşı diplomatik girişimlerin yoğunlaşacağı tahmin ediliyor.
Milli Savunma Bakanlığı'ndan İsrail'e sert çağrı: 'Pervasız saldırılar derhal durdurulmalı'