İsrail askeri güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeybatısında yer alan Kalendiya beldesinde Filistinlilere ait iki katlı bir konutu yıkarak aileyi sokakta bıraktı. Yıkımın ardından aralarında çocukların da bulunduğu 15 kişi evsiz kaldı.

Filistinli kaynaklar, İsrail makamlarının söz konusu yapıyı "ruhsatsız inşaat" gerekçesiyle yıktığını, ancak Filistinlilere inşaat izni verilmediği için yapıların ruhsatlandırılamadığını hatırlattı. Bölgede yaşayan Filistinliler, yıllardır benzer uygulamalara maruz kalıyor.

Bölgede Artan Yıkım Politikaları

İsrail'in işgal altındaki topraklarda Filistinlilere ait yapıları sistematik şekilde yıkması, uluslararası hukuk çevreleri ve insan hakları örgütleri tarafından sık sık kınanıyor. Birleşmiş Milletler ve çeşitli uluslararası kuruluşlar, bu tür yıkımların uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini ve savaş suçu teşkil ettiğini vurguluyor.

Kalendiya'daki yıkım, Doğu Kudüs ve çevresinde son aylarda artan demoliyon operasyonlarının yeni bir örneği olarak kayıtlara geçti. Evlerini kaybeden aile fertleri geçici olarak yakınlarının yanına sığınırken, yaşanan olay uluslararası kamuoyunun tepkisini çekti.

Tepkiler ve İnsan Hakları Uyarıları

İnsan hakları örgütleri, İsrail'in Filistinlilere yönelik mülksüzleştirme politikasının bölgedeki demografik yapıyı değiştirmeyi hedeflediğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, özellikle Doğu Kudüs'te Filistinli nüfusun azaltılmasına yönelik uygulamaların sürmesi halinde bölgedeki gerilimin daha da tırmanacağı uyarısında bulunuyor.