İsrail hükümeti, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan ve Batı Şeria'yı ikiye bölmekle suçlanan "E1" Yahudi yerleşim projesi kapsamında 1234 konutluk ilk ihaleyi, itirazda bulunan taraflara herhangi bir ön bildirimde bulunmaksızın yayımladı.
İsrail verdiği sözü tutmadı
İsrailli sivil toplum kuruluşları Ir Amim, Bimkom ve Peace Now (Şimdi Barış) tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrail hükümetinin Devlet Savcılığı aracılığıyla sunduğu resmi taahhütten geri adım attığı belirtildi. Açıklamada, E1 projesi kapsamındaki ihalenin, davacılara söz verilen ön bildirim yapılmadan yayımlandığı, ayrıca projeyle ilgili hukuki sürecin Kudüs Bölge Mahkemesi'nde devam ettiği ve devletin henüz dilekçeye resmi yanıtını sunmadığı bir dönemde bu adımın atıldığı vurgulandı.
Devlet Savcılığının 19 Temmuz'da davacılara önümüzdeki 2-3 ay içinde E1 ile ilgili herhangi bir ihalenin yayımlanmasının beklenmediğini bildirdiği, bir ihale açılmasına karar verilmesi halinde önceden haber verileceği sözünü verdiği hatırlatılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Ancak hükümet bugün hiçbir ön uyarı yapmaksızın ilk ihaleyi yayımladı. Davacılar durumu ancak ihalenin yayımlanmasını kutlayan resmi bir duyuru aracılığıyla öğrenebildi. Söz konusu ihale, E1 projesi kapsamında onaylanan 3 bin 401 konutun 1234 konutunu kapsıyor. Sadece bu aşamanın dahi uygulanması, sahada geri dönülemez fiili durumlar yaratacak; uzun vadeli siyasi ve coğrafi sonuçlar doğuracaktır."
30 yıldır uluslararası baskıyla erteleniyordu
İsrailli sivil toplum kuruluşları, birbirini izleyen İsrail hükümetlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'nın coğrafi bütünlüğünü böleceği, Doğu Kudüs'ü Batı Şeria'nın geri kalanından izole edeceği ve iki devletli çözüm şansını ciddi şekilde baltalayacağı yönündeki uluslararası tepkiler nedeniyle bu projeyi 30 yılı aşkın süredir ertelediğini vurguladı.
Açıklamada, kısmi bir ihalenin yayımlanmasının ciddi soru işaretleri yarattığı belirtilerek, bu adımın hukuki denetimi, medyanın ve kamuoyunun ilgisini sınırlandırarak projeyi hayata geçirme çabası olduğu değerlendirmesine yer verildi.
FKÖ: "Planlamadan fiili uygulamaya geçildi"
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı (Utanç Duvarı) ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Heyeti'nden yapılan açıklamada ise İsrail'in bu adımıyla E1 projesini ilhak haritalarından çıkarıp fiilen uygulamaya koyduğu bildirildi. İhalenin sıradan bir konut projesi veya Maale Adumim Yahudi yerleşim biriminin yerel bir genişlemesi olarak görülemeyeceği vurgulanan açıklamada, bunun Kudüs ile Ürdün Vadisi (El-Ağvar) arasındaki bölgeyi yeniden şekillendirmeyi hedefleyen jeopolitik bir projenin uygulama adımı olduğu kaydedildi.
Açıklamada, E1 planının Kudüs ile Maale Adumim Yahudi yerleşim birimi arasında yaklaşık 12 bin dönümlük bir alana yayıldığı ve konut, sanayi, turizm ile altyapı ağlarından oluşan entegre bir sistemden meydana geldiği bilgisi paylaşıldı.
BM kararının açık ihlali
Bu adımın uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2334 sayılı kararının açık bir ihlali olduğu hatırlatılan açıklamada, ihalenin amacının Kudüs'ü tecrit etmek, Filistinli ve Bedevi toplulukları kuşatmak ve Batı Şeria'nın kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı kesmek olduğu vurgulandı.
E1 projesinin arka planı
Tarihsel olarak Doğu Kudüs'ün bir parçası olan ancak Ayrım (Utanç) Duvarı'nın Batı Şeria kısmında kalan Filistin mahallesi Ayzeriye'nin yakınına inşa edilmiş Maale Adumim Yahudi yerleşim birimini, Batı Kudüs'e giden yola bağlamak için E1 Projesi başlatılmıştı. Bu kapsamda, bölgeye 4 binden fazla yasa dışı konut ve oteller inşa etmek için 1999 yılında 12 bin dönüm Filistin toprağı gasbedilmişti.
Netanyahu'nun 'Türkiye kartı' seçim sarmalında: Anketler köşeye sıkıştırdı, gerilim tırmandı