Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan'a düzenlediği resmi ziyaret kapsamında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgesel ve küresel basında geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Üç İslam ülkesi arasındaki bu stratejik işbirliği, Ortadoğu'nun güvenlik mimarisini yeniden şekillendirecek nitelikte değerlendiriliyor.
Devasa askeri güç bloğu kuruluyor
İttifak çerçevesinde 1,4 milyon aktif askeri personel, 3 bin 400 savaş uçağı, 6 bin tank ve 340'ın üzerinde deniz unsuru tek çatı altında buluşturuluyor. Bu rakamlar, kurulan yapılanmanın dünya ölçeğindeki en büyük askeri güç bloklarından biri haline geldiğini gözler önüne seriyor.
İsrail medyasında 'soğuk duş' etkisi
İsrail merkezli Jerusalem Post gazetesi, tarihi anlaşmayı manşetine taşıyarak Tel Aviv cephesindeki endişeyi sayfalarına yansıttı. Gazete, anlaşmanın İsrail açısından yarattığı jeopolitik sarsıntıyı şu çarpıcı ifadelerle duyurdu:
"Yeni hilal: Mekke paktı, Suudi Arabistan öncülüğünde bir Sünni bloğun doğmasına yol açarak İsrail için yeni zorluklar yaratıyor."
NATO'nun 5. maddesi gibi caydırıcılık
İsrail gazetesindeki analizde, oluşturulan ortak savunma mekanizmasının NATO'nun ünlü 5. maddesiyle benzerlik taşıdığı belirtildi. Anlaşma hükümlerine göre taraflardan birine yönelik olası bir silahlı saldırı, üç ülkeye birden yapılmış kabul edilecek. Her ne kadar bu durum doğrudan savaş girme yükümlülüğü getirmese de oluşturduğu caydırıcılık etkisi bakımından muazzam bir kalkan işlevi gördüğü kaydedildi.
Türkiye-Pakistan savunma ortaklığı omurgayı oluşturuyor
Jerusalem Post'un analizinde, devasa paktın temelinde Türkiye ile Pakistan arasında savunma sanayisinde kurulan sarsılmaz bağların yattığı vurgulandı. Bu çerçevede Pakistan'ın Türkiye'den tedarik ettiği 1,5 milyar dolar değerindeki 4 adet MİLGEM sınıfı korvet, F-16 filosunun modernizasyonu ve insansız hava aracı teknolojilerindeki ortaklık, ittifakın omurgası olarak gösterildi.
Öte yandan analizde, Suudi Arabistan'ın bu anlaşmayla ABD'ye açık bir mesaj verdiği belirtildi. Riyad yönetiminin Washington'a ve bölgedeki diğer müttefiklerine karşı alternatif seçeneklere sahip olduğunu kanıtladığı kaydedildi.
Ankara'nın Suriye'deki belirleyici rolü
Jerusalem Post, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz alanını giderek genişlettiğine dikkat çekerek önemli iddiaları gündeme getirdi. Türkiye, Pakistan ve Katar'ın yanı sıra Suriye'deki yeni yönetimin de bu yapılanmanın parçası olduğu öne sürüldü. Gazete, Türkiye'nin Suriye'deki konumuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
"Türkiye ve Katar, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara yönetiminin başlıca destekçileridir ve Ankara, yeni Suriye ordusunun oluşturulmasında kilit bir rol oynamaktadır."
Analiz, söz konusu yakınlaşmanın kağıt üzerinde kalmadığını, ekonomik, askeri ve siyasi adımlarla sahada somut karşılık bulduğunu belirterek sona erdi. Bölgesel sahiplenme ilkesiyle atılan bu tarihi adımın, önümüzdeki dönemde küresel güç dengelerinde yeni bir sayfa açması bekleniyor.
Trump'ın Son Görüntüsü Endişe Yarattı: Makyajla Bile Gizleyemediği Belirginleşti
Avrupa ülkesinde yürürlüğe giren yasa, belirli koşullarda ölümü hukuki hale getirdi
Kuzey Kore'den yeni füze denemesi: Japon Denizi'ne doğru ateşlendi
Milli Savunma Bakanlığı'ndan İsrail'e sert çağrı: 'Pervasız saldırılar derhal son bulmalı'