Foreign Policy dergisinde yayımlanan kapsamlı bir analize göre, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, ülkenin askeri ve ulusal güvenlik yapısını köklü bir dönüşüme tabi tutuyor. Haziran 2025'ten bu yana yaşanan çatışmalarda ağır kayıplar veren Tahran yönetimi, ABD ve İsrail ile olası uzun süreli bir savaşa karşı kapsamlı bir hazırlık sürecine girdi.
Yeni komuta yapısı şekilleniyor
İran'ın askeri, diplomatik ve ekonomik politikalarını koordine eden Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin başına eski Devrim Muhafızları komutanı Muhsin Rızai getirildi. Analizde, Rızai'nin stratejik bir düşünce adamı olduğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
"Rızai'nin geçmişi, İran'ın bedeli ağır bir savaşı hangi şartlarda bitireceğini tarttığı bu dönemde onun yükselişini daha da dikkat çekici kılıyor. Sicili, İran'ın yeterli askeri gücü inşa etmeden bir çatışmayı sonlandırmaması gerektiğine dair köklü bir inancı yansıtıyor."
Orduda kritik atamalar
Hamaney'in gerçekleştirdiği atamalar, sertleşen savaş doktrinini açıkça ortaya koyuyor:
- Ali Abdullahi, Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı'na getirilerek savaş dönemi komutasını merkezileştirmekle görevlendirildi.
- Ahmed Vahidi, suikasta uğrayan Muhammed Pakpur'un yerine Devrim Muhafızları Komutanlığı'na atandı ve tümgeneralliğe terfi ettirildi.
- Ali Azmai, Hürmüz Boğazı kontrolünün Washington'a karşı en büyük koz olduğu bir dönemde Devrim Muhafızları Donanması'nın başına geçti.
- Hüseyin Taib, muhaliflere yönelik sert müdahaleleriyle tanınan bir isim olarak Basiç teşkilatının başına getirildi.
Düşmana karşı güçlü taarruz emri
Hamaney'in Vahidi'ye verdiği talimat, İran'ın yeni rotasını net biçimde gözler önüne serdi. Foreign Policy'nin aktardığına göre, Hamaney Vahidi'den "maksimum caydırıcılık" sağlamasını ve "düşmana karşı güçlü taarruz operasyonları" için hazır olmasını istedi. İranlı yorumcular, bu ifadeyi Devrim Muhafızları komutanının görev tanımının alışılmadık derecede açık bir ilanı olarak değerlendirdi.
Hürmüz Boğazı masada
İran, 2018'den bu yana sürdürdüğü "stratejik sabır" politikasının Washington ve İsrail'de "İran zayıf" algısı oluşturduğunu düşünüyor. Yeni yönetim artık düşmanlarına ağır bedeller ödetmeyi amaçlıyor. Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Rızai'nin Çin büyükelçisiyle yaptığı ilk görüşmedeki tutumu, bu yeni dönemin manifestosu niteliğindeydi.
Rızai, görüşmede Washington'a yönelik şartlarını açıkça dile getirdi:
"Washington savaşı bitirene, İran'ın bloke edilen fonlarını serbest bırakana ve arabulucular vasıtasıyla iletilen diğer şartları yerine getirene kadar Hürmüz Boğazı kapalı kalacak. Dikkat çekici bir şekilde, sadece Lübnan'da değil, Gazze'deki savaşların da sona ermesini talep ettik."
Hedef: Anlaşmayı savaştan daha cazip kılmak
Hamaney'in bu atamalarla İran'ın müzakerelere hazır bir devlet inşa ederken, aynı zamanda uzun süreli çatışmaya dayanma ve müzakerelerin çökmesi halinde düşmana ağır bedeller ödetme kapasitesini kurumsallaştırdığı belirtiliyor. Tahran'ın nihai hedefinin ise ABD ve müttefiklerine, İran ile kalıcı bir anlaşmaya varmanın savaşa devam etmekten çok daha az maliyetli olacağını kabul ettirmek olduğu ifade ediliyor.
Trump'ın Son Görüntüsü Endişe Yarattı: Makyajla Bile Gizleyemediği Belirginleşti
Avrupa ülkesinde yürürlüğe giren yasa, belirli koşullarda ölümü hukuki hale getirdi
Kuzey Kore'den yeni füze denemesi: Japon Denizi'ne doğru ateşlendi
Milli Savunma Bakanlığı'ndan İsrail'e sert çağrı: 'Pervasız saldırılar derhal son bulmalı'