Türkiye'de hanelerin önemli bir bölümü, farkında olmadan ciddi bir ekonomik tehlikenin üzerinde oturuyor. Yapılan araştırmalar, vatandaşların yaklaşık yarısının gelirlerine oranla aşırı borçlanma, yetersiz tasarruf ve değişken piyasa koşullarına karşı korumasız bir yapıda bulunduğunu gösteriyor.

Artan borç yükü alarm veriyor

Ekonomistler, özellikle son dönemde kredi kartı borçları, ihtiyaç kredileri ve konut kredilerinde yaşanan hızlı artışın sürdürülebilir bir seviyeyi aştığını belirtiyor. Gelire oranla borçlanma oranının yükselmesi, beklenmedik bir ekonomik sarsıntıda hanelerin ciddi sıkıntılar yaşayabileceğine işaret ediyor.

Tasarruf oranı tarihi seviyelerde

Diğer yandan, vatandaşların büyük çoğunluğunun herhangi bir acil durum birikimine sahip olmaması riski katlıyor. Uzmanlar, en az üç aylık gideri karşılayacak bir tasarruf bulunmaması durumunda, beklenmedik bir gelir kaybının hanehalkını iflasın eşiğine getirebileceğini vurguluyor.

Yapısal kırılganlıklar derinleşiyor

Enflasyon, döviz kuru dalgalanmaları ve artan yaşam maliyetleri de vatandaşların ekonomik güvenliğini tehdit eden başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle sabit gelirli kesimin, gelir artışlarının enflasyonun altında kalması nedeniyle alım gücünü hızla erittiği belirtiliyor.

Uzmanlar, vatandaşların borçlanma bilincinin artırılması, tasarruf alışkanlıklarının güçlendirilmesi ve finansal okuryazarlığın yaygınlaştırılması gerektiğini ifade ediyor. Aksi halde, beklenmedik bir ekonomik şokun milyonlarca vatandaşı doğrudan etkileyeceği uyarısında bulunuluyor.