İstanbul'a kazandırdığı Hilye-i Şerif ve Tesbih Müzesi ile tanınan koleksiyoner Mehmet Çebi'nin küratörlüğünü üstlendiği "Sessiz Zarafet" sergisi, Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi'nde sanatseverlerle buluşmaya başladı. Farklı kuşaklardan sanatçıların celi sülüs, nesih, kûfi, makılî, celi divani, ta'lik ve gubari gibi geleneksel yazı türleriyle hazırladığı çağdaş hat ve hilye eserleri, serginin ana omurgasını oluşturuyor.
Klasik Formlar Çağdaş Yorumlarla Buluşuyor
Proje direktörlüğünü Metehan Kaptan'ın yürüttüğü serginin hat ve hilye bölümünde, geleneksel sanat formları renk, ölçek ve düzen açısından farklı yaklaşımlarla yeniden yorumlanıyor. Fatiha ve Fetih surelerinin celi sülüsle yazıldığı, Kur'an-ı Kerim'in tamamının gubari şikeste hatla ana kompozisyona işlendiği çalışmalar, seçkinin göze çarpan eserleri arasında bulunuyor. Aharlı kağıt üzerine akrilik-lake boya kullanılarak hazırlanan ve ilk bakışta soyut resim izlenimi uyandıran serbest kompozisyonlar, hat sanatının klasik sınırlar içinde kazandığı yeni ifade biçimlerini gözler önüne seriyor.
Nadir Malzemelerden Eşsiz Tesbihler
Serginin tesbih bölümünde, İstanbul'un 16. yüzyıldan itibaren tesbih sanatının önemli merkezlerinden biri olduğu gerçeğinden hareketle farklı malzeme ve işçilik anlayışlarını yansıtan seçkin örnekler bir araya getirildi. Kehribar, mercan, kuka, necef, firuze ve sedefin yanı sıra manda boynuzu, gergedan boynuzu, balina dişi, fildişi ve yılan ağacı gibi ender bulunan malzemelerden şekillendirilen eserler, ağırlıklı olarak 33 ve 99 taneli formlarıyla dikkat çekiyor.
"Hat ve Tesbih Ortak Bir Kültürel Hafızayı Taşıyor"
Serginin konseptine ilişkin değerlendirmesinde Mehmet Çebi, "Hat ve tesbih, kültürümüzde gündelik hayatla manevi alem arasında kurulan incelikli bağın iki güçlü ifadesidir" dedi. Çebi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hat sanatı sözü ölçüye ve güzelliğe kavuştururken, tesbih eli, zihni ve gönlü aynı istikamette buluşturur. Her iki sanat da sabır, disiplin ve usta-çırak ilişkisiyle kuşaktan kuşağa aktarılan bir hafızaya dayanır. Hilye-i Şerif ise Hz. Muhammed'e duyulan sevginin hat sanatındaki en zarif ifadelerinden biridir. Yazıyı, anlam ve estetiği aynı levhada buluşturarak geleneğe ayrı bir derinlik kazandırır. 'Sessiz Zarafet'i hazırlarken bu köklü mirasın günümüz sanatçılarının elinde nasıl yaşamaya devam ettiğini göstermek istedik."
Klasik üsluplara duyulan saygının yanı sıra renk, yüzey ve kompozisyon alanındaki yeni arayışların da öne çıktığını kaydeden Çebi, "Gelenek, geçmişten devralınan biçimlerin korunmasıyla ve her kuşağın kendi estetik idrakini bu birikime katmasıyla zenginleşir. Koleksiyonculuğun anlamı da eserleri muhafaza etmenin yanında onları yeniden kültürel dolaşıma kazandırmaktır. Tophane-i Âmire'nin tarihi atmosferinde hat, hilye ve tesbihi yan yana sunmamızın temelinde, bu sanatların taşıdığı medeniyet birikimini daha geniş kitlelerle paylaşma arzusu yatıyor" ifadelerini kullandı.
16 Sanatçının Eserleri Sergileniyor
Sergide Abdullah Çoban, Ayşe Karakuş, Cevat Huran, Emre Sessiz, Ferdin Velizade, Gürkan Pehlivan, Hüseyin Hüsnü Türkmen, İbrahim Halil İslam, Muhammed Enes Huri, Muhammed Firas, Muhammed Neccar, Mustafa Özçelik, Osman Kul, Said Abuzeroğlu, Seyit Ahmet Bursalı ve Zeynep Çolak Saka'nın eserleri yer alıyor.
Sergi, 29 Ağustos'a kadar her gün 10.00-18.00 saatleri arasında Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi'nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.
Kader Bizi Yazdı'nın 18. bölümünde Kabir'den Riya'ya tutkulu aşk itirafı
Bilmezler Ki Kalbimdesin'in 52. bölümünde Malini sürprizi! İmlie evde kalabilecek mi?
Saklı Bahar'ın 88. bölümünde Mishri fırtınası: Ailesini affedebilecek mi?