Yargıtay, iş hukukunun en tartışmalı konularından biri olan kıdem tazminatı hesaplamasına ilişkin emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme'nin verdiği yeni içtihat, milyonlarca çalışanın haklarını doğrudan etkileyecek önemli değişiklikler içeriyor.

Tazminat hesabında yeni kriterler belirlendi

Yargıtay'ın son dönemde verdiği kararlarla birlikte kıdem tazminatının hesaplanmasında farklı bir yöntem benimsenmeye başlandı. Özellikle giyim, yemek, servis, prim ve ikramiye gibi ödemelerin tazminat matrahına dahil edilip edilmeyeceği konusundaki tartışmalar yeni bir boyut kazandı.

İşveren tarafından düzenli olarak yapılan yardımların ve sosyal hakların, çalışanın fiilen aldığı ücretin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki kararlar, tazminat tutarlarının yukarı yönlü revize edilmesine olanak tanıyor.

Çalışanların hakları genişletildi

Yeni içtihatla birlikte, daha önce giydirilmiş brüt ücrete dahil edilmeyen bazı kalemlerin de tazminat hesabına katılması gündeme geldi. Bu durum, özellikle uzun yıllar aynı işyerinde çalışan personelin alacakları kıdem tazminatı tutarını önemli ölçüde artırabilir.

Uzmanlar, söz konusu kararın özellikle hizmet süresi 10 yılı aşan çalışanlar için ciddi bir kazanım anlamına geldiğini vurguladı. İşverenlerin ise bu yeni düzenlemeye uygun şekilde personel ödemelerini planlaması gerektiği belirtildi.

İşverenlere uyarı: Belgeler önemli

Yargıtay'ın kararı sonrası işverenlerin bordro, banka kayıtları ve personel dosyalarını titizlikle tutması büyük önem taşıyor. Yapılan her ödemenin belgelenmesi, olası hukuki süreçlerde tarafların lehine sonuçlar doğurabilecek.

İş hukuku uzmanları, çalışanların da kendilerine yapılan tüm ödemelerin kayıtlarını saklaması ve haklarını zamanında araması gerektiğine dikkat çekti. Kıdem tazminatı hesaplamasında yaşanan uyuşmazlıklarda 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçerli olduğu hatırlatıldı.