Hawaii'nin Haleakalā yanardağının zirvesine kurulan 4 metrelik Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu, güneş fiziği alanında çığır açan bir gözleme imza attı. Dünyanın en güçlü güneş teleskobu olarak kabul edilen bu devasa yapı, Nature dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmayla Güneş'in dış atmosferini şekillendiren mekanizmayı somut verilerle kanıtladı.

Korona katmanı yüzeyden neden çok daha sıcak?

Güneş'in görünen yüzeyi yaklaşık 5 bin 500 Santigrat derece sıcaklığa sahipken, 'korona' olarak adlandırılan dış atmosfer katmanı beklenmedik biçimde 1,1 milyon Santigrat dereceye kadar yükseliyor. Bu devasa ısı farkı, onlarca yıldır bilim insanlarının kafasını meşgul eden temel sorulardan biri olarak kabul ediliyordu.

ABD Ulusal Güneş Gözlemevi'nden gök bilimci David Kuridze öncülüğünde yürütülen uluslararası araştırma ekibi, söz konusu ısı farkının kaynağını tespit etmeyi başardı. Elde edilen bulgular, koronadaki aşırı ısınmanın arkasında Kelvin-Helmholtz istikrarsızlığı adı verilen fiziksel mekanizmanın yattığını ortaya koydu.

Kelvin-Helmholtz istikrarsızlığı ilk kez görüntülendi

Farklı hızlarda hareket eden iki akışkanın yan yana geçişi sırasında oluşan dalgalar ve girdaplar, plazma ortamındaki manyetik enerjinin kısa sürede ısıya dönüşmesine zemin hazırlıyor. Rakiplerine kıyasla yedi kat daha fazla ışık toplama kapasitesine sahip Inouye Teleskobu, bu karmaşık süreci ilk kez yüksek çözünürlüklü görüntülerle belgeledi.

Araştırmanın başyazarlarından Friedrich Wöger, ilk verilerin bu girdapları doğrulamasının uzay fiziği açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Elde edilen kanıtların, onlarca yıllık kuramsal tahminleri doğruladığı bildirildi.

Güneş'in 11 yıllık manyetik döngüsüne de açıklama

Keşif, Güneş'in manyetik kutuplarının 11 yılda bir yer değiştirdiği dönemsel manyetik takla atma sürecine de ışık tutuyor. Manyetik alanların kısa sürede yüksek verimlilikle dağılabilmesi için gereken fiziksel mekanizmanın tam olarak Kelvin-Helmholtz istikrarsızlığı olduğu belirlendi.

Bilim insanları, geliştirdikleri otomatik bilgisayar algoritmaları aracılığıyla dönen bu girdapları ayrıntılı şekilde incelemeye devam ediyor. Araştırmacılar, elde edilen verilerin güneş fırtınalarının ve uzay havası olaylarının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını öngörüyor.