Fransa'da basın yayıncıları, Google'ın yapay zeka teknolojisiyle ürettiği haber özetlerine sert bir itiraz yönelterek ülkenin rekabet kurumuna resmen başvurdu. Fransız gazete ve dergilerini temsil eden Genel Bilgi Basını İttifakı, Alphabet çatısı altındaki Google'ın herhangi bir izin almadan hayata geçirdiği yapay zeka makale özetlerinin gazeteleri ve dergileri okuyuculardan mahrum bıraktığını bildirdi.

Meta kararı emsal gösterildi

İttifak, düzenleyici kurumdan daha önce Meta hakkında verilen karara paralel bir adım atmasını istedi. Hatırlanacağı üzere söz konusu kararda Meta'nın, yapay zeka araçlarında kullanılan medya içerikleri için yayıncılara ödeme yapması ve yeniden müzakere süreci başlatması zorunlu kılınmıştı.

İttifak tarafından yapılan açıklamada, "Basın içeriklerinin yeni kullanım biçimlerinin önceden onay alınmadan veya herhangi bir ödeme yapılmadan tek taraflı olarak hayata geçirilmesi varılan taahhütlerin açıkça ihlalidir" ifadelerine yer verildi.

Haber sitelerinin trafiği çöktü

Fransız iletişim düzenleme otoritesi Arcom'un verilerine göre, yapay zeka destekli özetlerin devreye girmesiyle birlikte haber sitelerindeki ziyaretçi trafiği yüzde 33 ila yüzde 38 oranında geriledi. Bu durum, yayıncıların gelir kaybı endişelerini ciddi biçimde artırdı.

Google'a 500 milyon avroluk ceza hatırlatması

Öte yandan Fransa Rekabet Kurumu'nun dört yıl önce telif hakkı anlaşmazlığı kapsamında Google'a 500 milyon avro (yaklaşık 576,8 milyon dolar) para cezası kestiği ve şirketi Fransız basınında yer alan makaleleri platformlarında kullanması karşılığında ödeme yapmaya mecbur bıraktığı hatırlatıldı.

"Bilgi ciddi bir değere sahiptir"

İttifak Başkanı Marc Feuillee konuya ilişkin değerlendirmesinde, yapay zekanın medya içeriği üzerine inşa edildiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Yapay zekanın medya içeriği üzerine inşa edilmiş olması tek bir anlama gelir: Bu bilgi ciddi bir değere sahiptir. Yayıncılar olarak bu değerin adil biçimde paylaşılmasını talep ediyoruz."

Fransız yayıncıların bu hamlesi, yapay zeka teknolojilerinin medya endüstrisiyle ilişkisini düzenleyecek küresel kuralların şekillenmesi açısından da kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.