Fatih Sultan Mehmet döneminin göz tanığı Mihail Kritovulos, sadece bir hekim ve Gökçeada'nın ileri gelenlerinden biri değil, aynı zamanda dönemin en önemli tarihçilerinden biriydi. 1400'lü yılların başında İmroz (Gökçeada) Adası'nda dünyaya gelen Kritovulos, Bizans'ın çöküşüne ve Osmanlı'nın yükselişine tanıklık etti.
Fatih'in hizmetine giren Bizanslı tarihçi
Kritovulos, Papalığın doğu kiliselerini kendine bağlama girişimi olan Floransa Konsülü kararlarına karşı çıkarak bölgenin huzuru için Osmanlı egemenliğini tercih etti. İstanbul'un fethinin ardından Sultan'ın hizmetine giren Kritovulos, Kuzey Ege adalarının Osmanlı hâkimiyetine alınması için yoğun çaba harcadı. Bu çabaları takdir edilen tarihçi, Fatih tarafından İmroz, Limni ve Taşoz adalarının valiliğine getirildi.
Sultana ithaf edilen beş ciltlik tarih
Kritovulos, 1451-1467 yıllarını kapsayan beş ciltlik tarih kitabını Yunanca kaleme aldı. Heredot'tan ilhamla eserine 'Historia' adını veren yazar, kitabı bizzat Fatih Sultan Mehmet'e ithaf etti. İthaf mektubuna, 'bahtiyar, mazhar ve muzaffer, üstün ve yenilmez, Tanrı'nın yardımıyla karanın ve denizin egemeni, şahların şahı, yüce imparator Mehmet'e kullarının kulu adalı Kritovulos'tan' notunu düştü.
Eserde Fatih'in liderliği, zekâsı ve vizyonuna dair övgülerle dolu gözlemlerini paylaşan Kritovulos, büyük hükümdar için şu ifadeleri kullandı:
'Cevval zekâsı dünyayı dolaşırdı. İhmal nedir bilmez, maksatlarına dosdoğru koşardı. Satvette, şecaatte, akıl ve zekâda Yunan ve Roma'nın büyük hükümdarları, cengâverleri onun yanında küçük kalırlar.'
Homeros'un İlyada'sından alınan ilham
Fatih Sultan Mehmet, sadece Doğulu kaynaklarla yetinmez, Batı medeniyetinin temel eserlerini de orijinallerinden okurdu. Altı dil bilen hükümdar, Homeros'un İlyada destanından derinden etkilendi. Milattan önce 8. yüzyılda yazıldığı sanılan bu destan, Anadolu topraklarında geçen efsanevi Truva Savaşı'nı anlatıyordu.
Fatih, destanın karakterlerini, stratejik unsurlarını ve savaş yöntemlerini inceledi. Kral Agamemnon'dan kurnaz Odysseus'a, savaşçı Aşil'den cesur Hektor'a dek destanın iz bırakan figürlerini derinlemesine tetkik etti. Aradan binlerce yıl geçmiş olsa da işgale uğrayan o topraklar artık kendi ülkesiydi.
1462'deki tarihi Çanakkale ziyareti
1462 yılının Eylül ayında Fatih, Midilli seferine çıktı. Yaklaşık iki haftalık kuşatmanın ardından adayı fethederek Ceneviz idaresine son verdi. Sefer dönüşünde Çanakkale'ye uğrayan Sultan, Truva harabelerinin bulunduğu bölgeye gitti. Kalıntılar üzerinde uzun uzun dolaşan Fatih, Hektor'un ve Aşil'in mezarlarını arattı. Kale duvarına benzeyen yükseltiler üzerinden denizi ve savaş alanını seyretti.
Bu esnada bolluk, bereket ve medeniyet fışkıran Anadolu topraklarının dile gelişi olan meşhur sözünü söyledi:
'Truva'nın intikamını aldım.'
O anı kayıt altına alan tarihçilerden biri olan Kritovulos, Padişah'ın sözlerini kitabının dördüncü cildinde şu cümlelerle aktardı:
'Geçen bunca yıldan sonra bu şehirle insanlarının intikamını almayı Allah bana nasip etti. Düşmanlarına boyun eğdirdim.'
Trabzon'un yöresel lezzetleri Salah sayesinde dünya vitrininde
Alparslan Kuytul'un çocukları, gözaltına alınmadan önce çektiği videoyu kamuoyuyla paylaştı
Bebeklere yönelik 4 ürün satıştan kaldırıldı: Bakanlık 'boğulma riski' gerekçesiyle yasakladı
İşte TEKNOFEST Mavi Vatan 2026’nın bütün detayları!
Akkuyu NGS'de yangın güvenliği kapasitesi artırılıyor: İkinci itfaiye istasyonu faaliyete geçti