Türkiye ekonomisinde artan nakit akışı sorunları, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ) faktoring şirketlerine yönlendiriyor. Ödeme vadelerinin uzaması ve banka kredi maliyetlerinin yüksek kalması, şirketleri alacaklarını erken tahsil etmenin alternatif yollarını aramaya itiyor.

İşlem hacmi katlanarak büyüdü

Faktoring Derneği verilerine göre, sektörün yıllık işlem hacmi son beş yılda önemli ölçüde artış gösterdi. Binlerce şirket, mal veya hizmet satışından doğan vadeli alacaklarını faktoring şirketlerine devrederek anında nakit elde ediyor. Bu yöntem, özellikle toptan satış yapan firmalar ile kamu ihalelerine tedarikçi olarak giren şirketlerin tercihi haline geldi.

Bağımlılık riski büyüyor

Finansal danışmanlar, faktoringin şirketlere kısa vadeli rahatlama sağlasa da uzun vadede ciddi riskler barındırdığını belirtiyor. Faktoring maliyetleri, banka kredi faizlerinin üzerinde seyredebiliyor. Sürekli faktoring kullanan firmalarda kâr marjlarının eridiğine dikkat çeken uzmanlar, şirketlerin öncelikle kendi nakit yönetimlerini güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor.

Sektörde yeni düzenlemeler gündemde

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın faktoring sektörüne yönelik yeni bir tebliğ hazırlığı içinde olduğu öğrenildi. Düzenlemeyle birlikte faktoring şirketlerinin faiz oranları konusunda daha şeffaf davranması ve müşterilerin maliyetleri önceden görebilmesi hedefleniyor. Ayrıca sektördeki etik dışı uygulamaların önlenmesi amacıyla denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması planlanıyor.

Öte yandan bazı ekonomistler, faktoringin Türkiye ekonomisi için gerekli bir finansal araç olduğunu ancak şirketlerin bu araca bağımlı hale gelmeden, sürdürülebilir bir büyüme modeli benimsemesi gerektiğini ifade ediyor. KOBİ'lerin finansal okuryazarlık düzeyinin artırılması, hem faktoring hem de diğer alternatif finansman yöntemlerinin daha bilinçli kullanılmasını sağlayacak.