1999 Marmara Depremi, Türkiye'nin hafızasında derin izler bırakan acı bir dönüm noktasıydı. On binlerce insanın hayatını kaybettiği, yüz binlerce kişinin ise evsiz kaldığı bu felaket, hayatları kökünden değiştiren pek çok hikâyeye de sahne oldu. Bu hikâyelerden biri de Bülent ve Elif Şentürk çiftinin hikâyesi.

Felaketten Gönüllülüğe Uzanan Yol

Depremde enkaz altından kurtarılan Bülent Şentürk, yaşadığı travmanın ardından aynı acıyı paylaşan insanlara yardım etmek amacıyla gönüllü arama kurtarma çalışmalarına katılmaya karar verdi. Aynı depremde evinin bazı duvarları yıkılan eşi Elif Şentürk de benzer bir şekilde harekete geçti. İkisi, arama kurtarma alanında faaliyet gösteren AKUT bünyesinde bir araya geldi.

Ortak acıları ve yardımseverlik ruhuyla birbirlerine bağlanan çift, AKUT'taki çalışmaları sırasında tanışarak kısa sürede hayatlarını birleştirme kararı aldı.

Bugün Afetzedelerin Yanındalar

Evlendikten sonra da gönüllülük çalışmalarını sürdüren Şentürk çifti, bugüne kadar Türkiye'nin karşılaştığı pek çok doğal afette aktif görev aldı. Deprem başta olmak üzere sel, heyelan ve diğer afetlerde sahada yer alan çift, edindikleri tecrübeyle yeni afetlere de müdahale ediyor.

Bülent ve Elif Şentürk çiftinin hikâyesi, en karanlık günlerin bile insanı hayata bağlayan umut ışıklarına dönüşebileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Çift, yaşadıkları acıyı başkalarına umut olmaya çevirerek, toplumsal dayanışmanın en güçlü simgelerinden biri haline geldi.