Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığını azaltma hedefi doğrultusunda Diyarbakır'dan önemli bir müjde geldi. Yaklaşık 600 kilometrekarelik alanda sürdürülen araştırmalar, bölgede Gabar'ın bilinen rezervinin iki ila üç katı büyüklüğünde yeni bir potansiyel petrol rezervi bulunduğunu ortaya koydu.

24 kuyuluk üretim programı planlanıyor

SETA Araştırmacısı Büşra Zeynep Özdemir, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, söz konusu potansiyelin ispatlanmış rezerve dönüştürülmesi amacıyla hidrolik çatlatma ve yatay sondaj çalışmalarının devam ettiğini söyledi. Özdemir, "Önümüzdeki 2 ila 5 yıllık süreçte 24 kuyuluk üretim programının hayata geçirilmesi planlanıyor. Sahada pilot çalışmalar sürüyor. Bunun başarılı şekilde tamamlanmasının ardından onlarca, hatta yüzlerce kuyunun devreye alınması öngörülüyor" ifadelerini kullandı.

Ciddi üretim artışı bekleniyor

Uzmanlar, Diyarbakır'da tespit edilen potansiyelin gerçekleşmesi durumunda Türkiye'nin günlük petrol üretiminde ciddi bir sıçrama yaşanacağını belirtiyor. Halihazırda Gabar sahası tek başına günlük 83 bin varil petrol üretimiyle Türkiye'nin toplam üretiminin önemli bir bölümünü karşılıyor. Gabar'ın üretiminin yakın zamanda 100 bin varile çıkarılması hedefleniyor.

Cari açığa 2 milyar dolarlık katkı

Özdemir, yeni rezervin ekonomiye etkisine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Gabar'ın 2-3 katı büyüklüğündeki bir potansiyel, Türkiye'nin bugün ürettiği petrol üretiminin 2-3 katı kadar bir üretim anlamına geliyor. Gabar'da üretilen petrol, Türkiye'nin petrol ithalatı kaynaklı cari açığına yaklaşık 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Diyarbakır'daki sahanın da üretime alınmasıyla bu rakamın katlanarak artmasını bekleyebiliriz."

Enerji ithalat faturası 66 milyar dolar

2024 yılı verilerine göre Türkiye'nin enerji ithalat faturası 66 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu faturanın büyük bölümü petrol ve doğalgaz ithalatından kaynaklanıyor. Uzmanlar, yeni keşiflerin kısa vadede enerji ithalatını tamamen ortadan kaldırmasa da kademeli olarak azaltacağını ve ithalat faturası üzerindeki baskıyı yavaş yavaş hafifleteceğini ifade ediyor.

İstihdama ve bölgesel kalkınmaya etkisi

Projenin enerji boyutu kadar bölgesel kalkınmaya sağlayacağı katkı da öne çıkıyor. Gelişmekte olan bir ekonomi olarak enerji talebi giderek artan Türkiye'nin, üretiminin sürdürülebilir biçimde artırılması hedeflediği belirtiliyor. Hem yurt içinde hem yurt dışında arama ve üretim çalışmalarının katlanarak sürdürüleceği, böylece hem istihdama hem de bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sağlanacağı vurgulanıyor.

Yetkililer, söz konusu potansiyelin orta ve uzun vadede, yaklaşık 2 ila 5 yıllık bir süreçte hayata geçirilebileceğini, bu nedenle sabırlı ve planlı bir şekilde çalışmaların sürdürüleceğini kaydediyor.