Gökbilimciler, Güneş'in kütlesinin yaklaşık 30 katına ulaşan dev bir yıldızın süpernova olarak patlamasını baştan sona kayıt altına almayı başardı. Elde edilen veriler, bu tür dev yıldızların daha önce bilinmeyen yollarla da yok olabileceğine işaret ediyor.

X ışını parlaması patlamanın habercisi oldu

Sürecin başlangıcı, Çin'e ait Einstein Probe uzay teleskobunun mart ayında anlık bir X ışını parlaması tespit etmesiyle belirlendi. Söz konusu parlamanın, çöken yıldız çekirdeğindeki patlamanın tetiklediği şok dalgasının dev yıldızın dış katmanlarını yarıp geçmesiyle oluştuğu bildirildi.

"Şok kırılması" olarak adlandırılan bu olgunun her süpernovada yaşandığı, ancak son derece kısa sürdüğü için tespitinin büyük zorluk taşıdığı kaydedildi. Bu alandaki ilk başarılı gözlemin üzerinden 2008 yılından bu yana geçen 17 yılda yalnızca ikinci kez böyle bir kayıt yapılabildi.

Üç aylık kesintisiz takip

Bilim insanları, Dünya'nın yörünge açısından süpernovanın Güneş'in arkasına denk geldiği ana kadar yaklaşık üç ay boyunca gözlemlerini sürdürdü. Bu süreçte yörüngedeki Chandra X-ışını Gözlemevi ile dünya genelindeki çok sayıda yer tabanlı teleskop eşzamanlı olarak devreye sokuldu.

Bilim insanlarından dikkat çeken değerlendirmeler

Carnegie Mellon Üniversitesinden araştırmacı Brendan O'Connor, patlamanın başlangıç anını eşzamanlı yakalamanın büyük bir tesadüf gerektirdiğini vurguladı. Maryland Üniversitesinde görevli NASA Einstein Araştırmacısı Jillian Rastinejad ise şok dalgasının bir radyo gibi işlediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Şok dalgası yıldızın dış katmanlarını ve çevresindeki maddeleri yarıp geçerken X ışınlarında tespit ettiğimiz sinyal üzerinde iz bırakır. Bu veriler sayesinde çökmekte olan yıldıza eşi benzeri görülmemiş bir yakınlıkta bakış açısı elde edebiliyoruz."

Dev yıldızın profili

Dünya'dan yaklaşık 500 milyon ışık yılı uzaklıktaki bir galakside konumlanan yıldızın, patlamadan önce Wolf-Rayet sınıfında nadir görülen bir dev tür olduğu açıklandı. Bu yıldızların, güçlü yıldız rüzgarları nedeniyle hidrojen ve helyumdan oluşan dış katmanlarını çoktan kaybettiği biliniyor.

Söz konusu patlama, dış katmanları soyulmuş ve fırlatılan maddelerin aşırı yüksek hızlarda hareket ettiği yıldızları kapsayan "geniş çizgili Tip Ic" süpernova olarak sınıflandırıldı. Gözlemlerde maddenin ışık hızının yüzde 10'undan daha hızlı savrulduğu tespit edildi.

Gama ışını patlaması olmadan gerçekleşen süpernova

Süpernova, ışığın en yüksek enerjili formu olan gama ışını patlamalarıyla ilişkilendirilen güçlü patlamaların birçok özelliğini sergiledi. Ancak bu vakada gama ışını patlamasına dair herhangi bir kanıt bulunamadı.

Brendan O'Connor, astronomideki en temel sorulardan birinin benzer yapıdaki dev yıldızların neden farklı şekillerde patladığı olduğunu belirterek, püskürmedeki hızla hareket eden maddenin kendi içinde çarpışarak gama ışınlarını ürettiğini, ancak bu püskürmenin yıldızın yüzeyi ya da çevresindeki yoğun madde tarafından engellenmiş olabileceğini söyledi.

Geriye süper kütleli kara delik kaldı

Patlamanın ardından geride son derece yoğun kütleli ve çekim gücü ışığın bile kaçışına izin vermeyen bir kara delik kaldığı değerlendiriliyor. Rastinejad, gözlemlenen yıldızın Betelgeuse'den bile büyük olduğunu ve en devasa yıldızlar arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

Araştırma sonuçları, astrofizik alanının önde gelen yayınlarından Astrophysical Journal Letters dergisinde iki ayrı bilimsel makaleyle kamuoyuna duyuruldu.