6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve 11 ili yerle bir eden depremlerin acıları hâlâ taze. Depremden sağ kurtulan ancak yakınlarını kaybeden vatandaşların adalet mücadelesi ise sürüyor. Hatay'ın Antakya ilçesinde yıkılan Arslan Apartmanı'nda 2 çocuğunu yitiren Vahide Dilek Yılmaz, bu mücadelenin sembol isimlerinden biri haline geldi.

6 Can Gitti, Müteahhit 11 Ay Sonra Tahliye Edildi

Antakya'da 6 Şubat depremiyle birlikte yerle bir olan Arslan Apartmanı'nda Yılmaz'ın 10 yaşındaki oğlu Emir ile 13 yaşındaki kızı Atlas hayatını kaybetti. O binada toplam 6 kişi yaşamını yitirdi. Yıkılan binanın kaçak olduğu ortaya çıkarken, davanın tek tutuklu sanığı müteahhit Selim Arslan deprem sonrası kaçmaya çalışırken yakalandı. Ancak Arslan, yalnızca 11 ay cezaevinde kaldıktan sonra 2024 yılında tahliye edildi.

Enkazın Üzerine Yeniden Ev İnşa Etti

Tahliyesinin ardından Arslan, 6 kişinin hayatını kaybettiği enkazın yerine yeniden bir ev inşa etti ve ailesiyle birlikte burada yaşamaya başladı. 66 yaşındaki müteahhidin aynı arsada yeniden yapı kurması, çocuklarını kaybeden Yılmaz'ın acısını katbekat artırdı.

NTV'ye konuşan Vahide Dilek Yılmaz, yaşadığı öfke ve acıyı şu sözlerle dile getirdi: "6 cana sebep olan bu yerde yeniden inşaat yaptılar ve şu an yaşıyorlar. Benim çocuklarımın öldüğü yerde onlar yaşıyor. Bu gerçekten insanın dayanabileceği bir acı değil."

Belediye Yıkım Kararı Verdi, Uygulanmayı Bekliyor

Binanın kaçak olduğunu belirterek belediyeye şikayette bulunduğunu söyleyen Yılmaz, yıkım kararının çıkarıldığını ancak hâlâ uygulanmadığını belirtti. "Belediye de yıkım kararı verdi. Hâlâ yıkılmasını bekliyorum. Çocuklarım burada gitti benim" diyen Yılmaz, yapının kolonlarında nervür demiri bulunmadığını ve arsanın kaçak olduğunu vurguladı.

Yılmaz, kendilerine binanın depreme dayanıklı olduğunun söylendiğini aktararak "Kaçak bir arsanın üzerine ev kurdular ve bize depreme dayanıklı olduğunu söylediler. Kolonlarında nervür yok, yapı kaçak, yapı arsa görünüyor" ifadelerini kullandı.

Çocuklarının Parkına Bile Bakamıyor

Ağır yaralı kurtulan ve aylarca yoğun bakımda tedavi gören Yılmaz için hayat artık adalet arayışı demek. Çocuklarının oynadığı parkı görmek, yürüdüğü sokaklarda yürümek bile dayanılmaz bir acıya dönüşmüş durumda. Duygularını "Bu ağacın hışırtısı, o rüzgârın sesi... Bu park benim çocuklarımın çok oynadığı bir parktı, bisiklet sürdüğü bir parktı. Bakamıyorum bile, canım yanıyor bakarken. Eskiden bana huzur veren bir şeydi, şimdi canımı yakıyor" sözleriyle anlattı.

Yılmaz, adalete olan inancını yitirmek istemediğini belirterek "Tekrardan güvenmek istiyorum adalete. Kimse 6 cana kıyıp 11 ay yattıktan sonra çıkamaz, çıkmamalı" diyerek sözlerini noktaladı.